“Bozkurt”, Türk milliyetçiliğinin tarihsel ve mitolojik sembollerinden biridir. Türkeş’in siyasi çevresinde bu sembol, Türk milletinin köklerine, mücadele ruhuna ve bağımsızlık iradesine gönderme yapar.
Bozkurt, yalnızca bir işaret veya figür değil, kimlik kurucu bir semboldür. Retorik işlevi, hareketi tarih öncesinden bugüne uzanan bir milli anlatının içine yerleştirmektir.
“Dış Türkler”, Türkiye dışında yaşayan Türk topluluklarını ifade eder. Türkeş’in söyleminde bu topluluklar, ilgisiz kalınacak uzak akrabalar değil, milli sorumluluk alanının parçasıdır. Bu kavram, Türkiye merkezli milliyetçiliği genişletir. Retorik olarak “biz” duygusunu sınırların ötesine taşır ve dış politikaya kimlik temelli bir hassasiyet ekler.
“Esir Türkler”, özellikle Sovyetler Birliği döneminde bağımsız olmayan Türk toplulukları için kullanılan güçlü bir siyasi ifadedir. Türkeş’in lügatinde bu kavram, Türk dünyasına yönelik duygusal ve politik ilgiyi canlı tutar. Bu ifade, mağduriyet ve kurtuluş anlatısını birlikte taşır. Hareketin takipçilerine yalnızca Türkiye için değil, bütün Türk toplulukları için sorumluluk duygusu yükler.
“Turan”, Türk topluluklarının kültürel, tarihsel veya siyasal birlik idealini simgeleyen kavramdır. Türkeş’in lügatinde Turan, çoğu zaman doğrudan günlük siyasetin hedefi değil, uzun vadeli bir medeniyet ve birlik ufku olarak anlaşılır. Retorik işlevi, milliyetçi siyasete geniş tarihsel bir hedef vermektir. Bu kavram, hareketin hayal gücünü Türkiye sınırlarının ötesine taşır.