Özellikle terörle mücadelede veya 15 Temmuz darbe girişimi gibi olaylarda hayatını kaybeden güvenlik görevlileri ve sivillerin ölümünü tanımlamak için kullanılan dini ve şiirsel bir metafordur. Bu ifade, ölümü sıradan bir kayıp olarak değil, İslam inancındaki en yüksek mertebelerden biri olan “şehitlik” makamına ulaşmak için içilen kutsal bir “şerbet” olarak yüceltir. Bu retorik, kayıpların acısını hafifletmeyi, ailelerine manevi bir teselli sunmayı ve uğruna ölünen “dava“yı (vatan, millet, din) kutsallaştırmayı amaçlar. Bu, milli ve manevi değerler etrafında toplumu birleştiren ve fedakarlığı yücelten güçlü bir söylem aracıdır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ten bahsederken “Atatürk” soyadı yerine sistematik olarak “Gazi Mustafa Kemal” ifadesinin kullanılmasıdır. Bu tercih, basit bir isimlendirmenin ötesinde siyasi bir anlam taşır. “Atatürk” soyadı, özellikle Cumhuriyet’in laik ve Batılılaşmacı modernleşme projesiyle özdeşleşmiştir. Buna karşın “Gazi,” İslam kültüründe din uğruna savaşan kahramanlara verilen bir unvandır ve Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı’ndaki askeri […]
Ulusal birlik ve beraberlik mesajını pekiştirmek için mitinglerde ve konuşmalarda sıkça tekrarlanan, ahenkli bir slogandır. Bu ifade, “Rabia” işaretinin temsil ettiği “Tek Millet” ilkesinin açılımı niteliğindedir. “Bir olmak” bölünmeye karşı bütünlüğü, “iri olmak” zayıflığa karşı gücü, “diri olmak” yılgınlığa karşı canlılığı ve kararlılığı, “kardeş olmak” ise iç çekişmelere karşı toplumsal dayanışmayı ifade eder. Sloganın nihai […]
Bir şeyin doğasında, yaratılışında var olan ve değiştirilemez özü ifade eden bir kelimedir. Erdoğan bu terimi, özellikle olumsuz veya trajik olayları açıklarken, bunların kaçınılmaz ve o işin doğasının bir parçası olduğunu belirtmek için kullanmıştır. En bilinen örneği, Soma maden faciası sonrası yaptığı “Bu işin fıtratında var” açıklamasıdır. Bu kullanım, yaşanan trajediyi bir kaza veya ihmal […]