Türkiye’nin üniter yapısına ve toprak bütünlüğüne karşı faaliyet gösterdiğine inanılan kişi ve grupları, özellikle PKK terör örgütünü ve onunla ilişkili olduğu iddia edilen siyasi yapıları tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Bahçeli’nin söyleminde “bölücüler“, “teröristler” ile eş anlamlı olarak kullanılır ve mutlak düşman kategorisinde yer alır. TBMM’yi “teröristlerin, bölücülerin aklanma, sığınma mekanı” olmamalıdır diyerek, bu grupların siyasi alandaki meşruiyetini tamamen reddeder. Bu ifade, ülkenin bölünme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu algısını canlı tutarak beka söylemini güçlendirir.
“Kötü, fena, uğursuz konuşmak” anlamına gelen eski bir ifadedir. Bahçeli, rakiplerinin eleştirilerini “boş konuşuyorlar, yalan konuşuyorlar, kem konuşuyorlar” şeklinde nitelendirerek, bu eleştirilerin sadece yanlış veya haksız değil, aynı zamanda ülkeye zarar veren, kötü niyetli ve uğursuz sözler olduğunu ima eder. Bu kullanım, siyasi eleştiriyi şeytanileştirir ve onu ülkenin hayrına olmayan bir eylem olarak kodlar.
Devlet Bahçeli’nin, 2018 seçimleri öncesinde Millet İttifakı’na karşı olarak türettiği ve muhalefet blokunu tanımlamak için kullandığı pejoratif bir isimdir. “Zillet“, Arapça kökenli olup “alçaklık, aşağılık, hor ve hakir olma” gibi son derece olumsuz anlamlar taşır. Bu ismi kullanarak Bahçeli, rakip ittifakı sadece siyasi bir alternatif olarak değil, ahlaki olarak çökmüş, milli onurdan yoksun, “yıkım ve […]
Bahçeli’nin, meşru bir siyasi parti olarak görmediği, genellikle HDP/DEM Parti için kullandığı bir ifadedir. “Sözde” kelimesi, o partinin isminin ve görünürdeki kimliğinin sahte olduğunu, gerçekte ise “terör örgütünün siyasi uzantısı” olduğunu ima eder. Bu kullanım, o partiyi ve seçmenlerini siyasi sistemin dışına itmeyi, onu muhatap alınamaz ve kapatılması gereken bir yapı olarak tanımlamayı hedefler.