Bahçeli, bu terimi genellikle siyasi rakiplerinin, özellikle de CHP’nin, yasa dışı organize suç örgütleriyle iç içe geçtiğini, onlardan destek aldığını veya onların siyasetine alet olduğunu iddia etmek için kullanır. “Mafyanın CHP’ye boyalı medyaya nasıl nüfuz ettiğini… görmeyen kalmamıştır” gibi ifadelerle, rakip partiyi bir siyasi kurum olmaktan çıkarıp, bir suç şebekesiyle iltisaklı bir yapı olarak sunar. Bu, rakibi kriminalize ederek siyasi meşruiyetini tamamen yok etmeyi amaçlayan çok sert bir suçlamadır.
Siyasi rakiplerinin ilkesizliğini, onursuzluğunu ve çıkarları için her şeyi yapabileceklerini iddia etmek amacıyla kullanılan aşağılayıcı bir deyimdir. Bahçeli, bu ifadeyi kullanarak muhalefetin, siyasi kazanımlar uğruna “terör destekçileri” veya “dış güçler” gibi gördüğü odaklarla işbirliği yapmaktan çekinmediğini, bunu yaparken de ahlaki bir düşkünlük sergilediğini ima eder. Bu deyim, rakibin siyasi eylemlerini, kişisel onur ve haysiyetten yoksun, […]
Siyasi rakiplerinin, özellikle de liderlerinin, kendi fikirleriyle değil, başkalarının (genellikle “dış güçler” veya “fitne odakları“) telkinleriyle hareket ettiğini iddia etmek için kullanılan aşağılayıcı bir ifadedir. “Bunu da kiralık aklından çıkarma” diyerek, muhatabın iradesinin ve zekasının özgür olmadığını, başkaları tarafından yönlendirildiğini ima eder. Bu, rakibi bağımsız bir aktör olmaktan çıkarıp, bir piyon veya kukla konumuna indirger.
“Vatana ihanet” kavramının en keskin ve duygusal yüklü ifadesidir. Bahçeli’nin söyleminde hıyanet, sadece yasal bir suç olan vatana ihaneti değil, aynı zamanda milli değerlere, tarihe, Atatürk’e veya devletin temel ilkelerine aykırı görülen her türlü söz ve eylemi kapsayan geniş bir ahlaki suçlamadır. Örneğin, Atatürk düşmanlığını “hiyanete hizmettir” olarak tanımlar. Bu kelimenin kullanımı, hedef alınan eylemin […]