Bir gazetecinin sorusu üzerine yaptığı “Derin devlet, normal devletin raydan çıkmış halidir” tanımıyla Türk siyasi literatürüne geçen bir kavramdır. Bu tanım, “derin devlet” olgusunu meşrulaştırmaz, aksine onu bir anomali, hukukun ve meşru düzenin (“normal devlet“) dışına çıkmış bir sapma olarak tanımlar. Retorik işlevi, devlet içinde varlığı iddia edilen yasa dışı yapılanmaları kabul ederken, bunları devletin asli ve meşru yapısından ayırmaktır. Bu, hem gerçekliği kabul eden hem de devleti temize çıkaran dengeli bir yaklaşımdır ve Demirel’in devletin karmaşık yapısına dair pragmatik bakışını yansıtır.
İLKSAN skandalında yolsuzlukla suçlanan bir bakanını savunurken, sorumluluğu kişisel olarak üstlendiğini göstermek için kullandığı bir ifadedir. Bu söz, bir liderin kendi ekibini ve kararlarını sonuna kadar savunduğunu gösteren bir sahiplenme ifadesidir. Retorik işlevi, tartışmayı hukuki veya idari bir soruşturma zemininden çıkarıp, liderin kişisel onuru ve sorumluluğu zeminine taşımaktır. Bu, “adamını satmayan lider” imajı çizerek, kendi […]
1970’lerdeki sağ-sol çatışmasının en yoğun olduğu dönemde, Milliyetçi Cephe hükümetlerinin başbakanı iken kullandığı, siyasi kariyerinin en çok tartışılan sözlerinden biridir. Bu ifade, kendi siyasi tabanını ve müttefiklerini toplu olarak “katil” olarak damgalamayı reddetme amacı taşır. Retorik olarak, kendisine yöneltilen suçlamanın dilini ve çerçevesini kabul etmeyerek, tartışmayı kendi istediği bir zemine çekme girişimidir. Bu söz, siyasi […]
Laikliğe karşıt, gerici ve din devleti yanlısı olarak tanımlanan faaliyetler için kullanılan bir terimdir. Demirel’in söyleminde bu kavramın kullanımı, siyasi kariyerindeki döneme göre değişiklik göstermiştir. Başbakanlık dönemlerinde genellikle din ve vicdan özgürlüğünü savunurken ve laikliğin dinsizlik olmadığını vurgularken, Cumhurbaşkanlığı döneminde, özellikle 28 Şubat sürecinde, “irtica“yı Türkiye Cumhuriyeti için en büyük tehditlerden biri olarak tanımlamıştır. Bu […]