Demirel‘in siyasi pragmatizmini ve durumsal esnekliğini en iyi özetleyen, adeta onunla özdeşleşmiş bir aforizmadır. Bu söz, geçmişte söylenen sözlerin veya alınan pozisyonların bugünün koşullarında geçerli olmayabileceğini ifade eder. Siyasi işlevi, politika değişikliklerini, yeni ittifakları veya çelişkili gibi görünen adımları meşrulaştırmaktır. Eleştirenler tarafından ilkesizlikle suçlansa da, Demirel bu ifadeyi siyasetin katı ideolojilerle değil, değişen şartlara göre çözüm üretme sanatı olduğu yönündeki felsefesini savunmak için kullanmıştır.
Siyasi bir kriz anında veya partisi içinde kendisine karşı bir muhalefetle karşılaştığında kullandığı, istifa etme tehdidini içeren bir ifadedir. Bu söz, “şapka” sembolünü kullanarak, siyaseti kişisel bir mesele olarak görmediğini, koltuğa yapışmayacağını ve gerekirse her şeyi bırakıp gidebileceğini ima eder. Retorik işlevi, kendi partisindeki muhaliflere veya koalisyon ortaklarına karşı bir blöf ve güç gösterisidir. “Ben […]
“Dün dündür, bugün bugündür” felsefesini pekiştiren, halk dilinden alınmış bir deyimdir. Bu ifade, geçmişin başarıları veya yöntemleriyle bugünün sorunlarının çözülemeyeceğini, her dönemin kendi koşulları ve çözümleri olduğunu anlatır. Retorik olarak, siyasette sürekli bir yenilenme ve adaptasyon gerekliliğini vurgular. Demirel bu sözle hem kendi esnekliğini meşrulaştırır hem de rakiplerini geçmişe takılıp kalmakla, günün gerçeklerinden kopuk olmakla […]
Demirel’in en bilinen ve en sık tekrarladığı aforizmalarından biridir. Bu söz, en umutsuz siyasi krizlerde, hükümet bunalımlarında veya askeri müdahale söylentileri karşısında bile sistemin kendi içinde bir çözüm üreteceğine olan inancı ifade eder. Siyasi işlevi, anti-demokratik müdahalelere karşı demokratik sürecin direncini ve esnekliğini vurgulamaktır. Aynı zamanda, siyasi aktörleri uzlaşmaya ve yeni formüller aramaya teşvik eden […]