“Kardeşim” kelimesinin halk ağzındaki, özellikle Ege şivesindeki söyleniş biçimidir. Demirel’in konuşmalarında, özellikle halka hitap ederken veya samimi bir ton yaratmak istediğinde kullandığı bir hitap şeklidir. Bu kelimenin kullanımı, onun “halktan biri” olma, köklerini ve şivesini unutmamış olma imajını güçlendirir. Akademik veya bürokratik dil yerine halkın dilini kullanarak, seçmenle arasındaki mesafeyi kapatmayı ve onlarla hemşerilik temelinde bir bağ kurmayı hedefler.
Demirel’in siyasete atılmadan önce, Amerikan firması Morrison-Knudsen’in Türkiye temsilciliğini yapması nedeniyle siyasi rakipleri tarafından takılan bir lakaptır. Bu lakap, onu “yabancı sermayenin temsilcisi” ve “Amerikancı” olarak damgalama amacı taşıyordu. Demirel’in kendisi bu lakabı hiç kullanmamış olsa da özellikle sol muhalefetin dilinde onun ekonomik ve dış politikasını eleştirmek için kullanılan bir sembol haline gelmiştir. Bu, onun […]
Demirel’in kırsal kesimdeki seçmenine hitap ederken sıkça kullandığı sahiplenici bir ifadedir. Bu hitap, kendisini o kitlenin bir parçası, onların içinden çıkmış ve onların çıkarlarını savunan biri olarak konumlandırır. “Benim” kelimesi, siyasetçi ile seçmen arasında kişisel, samimi ve korumacı bir bağ kurar. Bu dil, merkez-çevre ayrımında “çevre“nin sesi olma iddiasını pekiştirir ve bürokratik elite karşı “köylünün […]
Devletin sosyal sorumluluklarını ve halkın temel ihtiyaçlarına duyarlılığını vurgulayan bir ifadedir. Bu söz, popülist bir damardan beslenir ve siyaseti, halkın en temel sorunu olan geçim derdine çözüm bulma sanatı olarak tanımlar. Retorik olarak, rakiplerini halkın sorunlarına duyarsız, elitist ve kalpsiz olarak konumlandırırken, kendisini halkın yanında, onların dertlerini anlayan bir “baba” figürü olarak sunar. Ekonomik zorlukların […]