Siyasi mücadelesini kişisel çıkarları için değil, “memleket meseleleri” ve milletin refahı için verdiğini vurgulamak amacıyla kullandığı popülist bir yemindir. Bu ifade, siyaseti bir kamu hizmeti olarak yüceltir ve siyasetçinin fedakarlığına vurgu yapar. Retorik işlevi, kendisine yönelik olası çıkar veya koltuk sevdası eleştirilerini peşinen savuşturmak ve eylemlerini daha ulvi bir amaçla (“millet hizmeti“) gerekçelendirmektir. Bu, dinleyici üzerinde samimiyet ve güven etkisi yaratmayı hedefler.
Demirel’in siyasi kariyerinin başlarında, Isparta’nın İslamköy’ünden gelmesi ve köylü kökenini vurgulamak için kullanılan, zamanla kendisinin de benimsediği bir lakaptır. Bu lakap, onu halktan biri, Anadolu’nun bağrından çıkmış samimi bir lider olarak konumlandırır. “Çoban” imgesi, hem alçakgönüllülük hem de bilge liderlik (sürüsünü güden) gibi pozitif çağrışımlar içerir. Bu, onun şehirli ve bürokratik elite karşı “çevre“nin temsilcisi […]
“Kardeşim” kelimesinin halk ağzındaki, özellikle Ege şivesindeki söyleniş biçimidir. Demirel’in konuşmalarında, özellikle halka hitap ederken veya samimi bir ton yaratmak istediğinde kullandığı bir hitap şeklidir. Bu kelimenin kullanımı, onun “halktan biri” olma, köklerini ve şivesini unutmamış olma imajını güçlendirir. Akademik veya bürokratik dil yerine halkın dilini kullanarak, seçmenle arasındaki mesafeyi kapatmayı ve onlarla hemşerilik temelinde […]
Demirel’in kırsal kesimdeki seçmenine hitap ederken sıkça kullandığı sahiplenici bir ifadedir. Bu hitap, kendisini o kitlenin bir parçası, onların içinden çıkmış ve onların çıkarlarını savunan biri olarak konumlandırır. “Benim” kelimesi, siyasetçi ile seçmen arasında kişisel, samimi ve korumacı bir bağ kurar. Bu dil, merkez-çevre ayrımında “çevre“nin sesi olma iddiasını pekiştirir ve bürokratik elite karşı “köylünün […]