Demirel’in siyasi ve kişisel felsefesini yansıtan derin bir aforizmadır. Bu söz, sorunlara karşı takınılan tavrın, sorunun kendisinden daha önemli olabileceğini ifade eder. Siyasi olarak, kriz anlarında paniğe kapılmamayı, soğukkanlılığı korumayı ve bazı sorunları görmezden gelerek veya zamanla çözülmesine izin vererek aşılabileceğini telkin eder. Retorik işlevi, karmaşık sorunları basitleştirmek ve yönetilebilir kılmaktır. Eleştirenler tarafından sorunları halının altına süpürme stratejisi olarak görülse de, bu ifade aynı zamanda pragmatik bir kriz yönetimi anlayışını da yansıtır.
“Dün dündür, bugün bugündür” felsefesini pekiştiren, halk dilinden alınmış bir deyimdir. Bu ifade, geçmişin başarıları veya yöntemleriyle bugünün sorunlarının çözülemeyeceğini, her dönemin kendi koşulları ve çözümleri olduğunu anlatır. Retorik olarak, siyasette sürekli bir yenilenme ve adaptasyon gerekliliğini vurgular. Demirel bu sözle hem kendi esnekliğini meşrulaştırır hem de rakiplerini geçmişe takılıp kalmakla, günün gerçeklerinden kopuk olmakla […]
Demirel’in en bilinen ve en sık tekrarladığı aforizmalarından biridir. Bu söz, en umutsuz siyasi krizlerde, hükümet bunalımlarında veya askeri müdahale söylentileri karşısında bile sistemin kendi içinde bir çözüm üreteceğine olan inancı ifade eder. Siyasi işlevi, anti-demokratik müdahalelere karşı demokratik sürecin direncini ve esnekliğini vurgulamaktır. Aynı zamanda, siyasi aktörleri uzlaşmaya ve yeni formüller aramaya teşvik eden […]
1968’de, hükümetine karşı düzenlenen öğrenci ve sol grupların protesto yürüyüşleri hakkında sarf ettiği bir sözdür. Bu ifade, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını küçümseyen, bu eylemlerin siyasi bir sonuç doğurmayacağını ve hükümetini etkilemeyeceğini ima eden bir anlama sahiptir. Retorik işlevi, muhalif eylemleri “boş bir çaba” olarak nitelendirerek değersizleştirmek ve kendi iktidarının sağlamlığına vurgu yapmaktır. Bu söz, […]