Erbakan’ın Milli Görüş’ün “fiziği” olarak tanımladığı beş temel kavramdan biridir (diğerleri hidayet, feraset, sebat ve sabır). Dirayet, tevhid ve adalet inancının müminlere hak ve adaleti savunmada kazandırdığı kararlılık, beceri ve yönetim yeteneği anlamına gelir. Dirayet sahibi insanlar, hedeflerine ulaşma yolunda hiçbir tehdit ve zorluktan yılmazlar, karşılaştıkları sorunları çözme ve engelleri aşma kabiliyetine sahiptirler. Siyasi söylemdeki işlevi, Milli Görüş kadrolarının sadece inançlı değil, aynı zamanda ülkeyi yönetme konusunda yetkin ve becerikli olduğunu vurgulamaktır. Bu, “Hoca“nın teknokrat kimliğiyle de örtüşen bir kavramdır.
Erbakan’ın, özellikle miting konuşmalarında, tabanını motive etmek ve harekete geçirmek için kullandığı bir retorik araçtır. Bu “heyecan,” sıradan bir coşku değil, ahlaki bir amaca yönelmiş bir enerjidir. Erbakan bu heyecanın ne için olması gerektiğini somut örneklerle açıklar: “Filistin’deki savunmasız yavruyu… kurtarmak için, heyecan istiyorum. Afrika’da en basit bir ilacı bulamadığı için ölen yavrunun kurtarılması için […]
Erbakan’ın dilinde, sıradan bir farkındalığın ötesinde, derin bir idrak, bilinç ve basiret halini ifade eder. “Milli şuur” veya “İslami şuur,” bir kişinin veya toplumun kendi tarihini, kimliğini, misyonunu ve içinde bulunduğu “Hak-Batıl mücadelesi“ndeki yerini tam olarak kavramasıdır. Milli Görüş hareketinin temel amaçlarından biri, bu şuuru toplumda uyandırmak ve yaymaktır. Şuur sahibi bir Müslüman, dünyanın gidişatından […]
Milli Görüş’ün “fiziğini” oluşturan beş temel erdemden biridir. Sebat, “ayağı sağlam zemine basmak ve sendelememek” olarak tanımlanır. Dava yolunda kararlılıkla yürümeyi, ilkelerden taviz vermemeyi ve zorluklar karşısında yoldan sapmamayı ifade eder. Siyasi söylemde bu kavram, Milli Görüş hareketinin konjonktürel değişimlere ve siyasi baskılara rağmen temel ilkelerinden ve hedeflerinden asla vazgeçmediğini vurgulamak için kullanılır. Bu, hareketin […]