Erbakan’ın, Türkiye’nin Avrupa Ortak Pazarı’na (AET) girmesine alternatif olarak 1970’lerden itibaren savunduğu bir projedir. Bu proje, Türkiye’nin “tarihi ve kültürel bağlarla bağlı olduğu” Müslüman ülkelerle ekonomik bir birlik kurmasını öngörür. Bu pazarın, üye ülkeler arasında gümrüklerin kaldırılması, mal, sermaye ve emek dolaşımının serbest bırakılması gibi adımları içermesi hedeflenir. Amaç, Müslüman ülkelerin kendi aralarındaki ticareti artırarak ekonomik olarak güçlenmeleri ve Batı’ya olan bağımlılıklarını azaltmalarıdır. Bu proje, daha geniş kapsamlı “İslam Birliği” idealinin ilk ve en önemli ekonomik adımı olarak görülür.
Erbakan’ın üçlü hedef sloganının (“Yaşanabilir Bir Türkiye,” “Yeniden Büyük Türkiye,” “Yeni Bir Dünya“) ilk ve temel basamağıdır. Bu kavram, sadece ekonomik refahı değil, aynı zamanda sosyal adaletin sağlandığı, ahlaki ve manevi değerlerin hakim olduğu, huzurlu ve güvenli bir Türkiye idealini ifade eder. “Adil Düzen”in hayata geçirilmesiyle Türkiye’nin “yaşanabilir” hale geleceği vaat edilir. Retorik işlevi, büyük […]
Erbakan’ın nihai hedefi olan “Yeni Bir Dünya“nın niteliğini tanımlayan bir ifadedir. “Saadet,” sadece maddi refahı değil, aynı zamanda manevi huzuru, adaleti, barışı ve insan onuruna yaraşır bir yaşamı içeren bütüncül bir mutluluk halini ifade eder. “Adil Düzen“in kurulmasıyla önce Türkiye’de, ardından D-8’in öncülüğünde tüm dünyada bir “saadet dünyası” kurulacağı vaat edilir. Bu ifade, mevcut “zulüm […]
Erbakan’ın dış politika vizyonunun nihai hedefidir. Tüm Müslüman ülkelerin siyasi, ekonomik, askeri ve kültürel alanlarda bir araya gelerek Batı merkezli küresel düzene karşı bir güç merkezi oluşturması idealini ifade eder. Bu birlik, “ırkçı emperyalizmin” sömürüsünden kurtulmanın ve “Yeni Bir Dünya” kurmanın tek yolu olarak görülür. Erbakan, bu hedefe ulaşmak için beş somut adım önerir: Müslüman […]