Erbakan’ın söyleminde, bir ülkenin sanayileşmesi, teknolojik ilerlemesi, ekonomik büyümesi ve refah seviyesinin artması gibi somut gelişmeleri ifade eder. Ancak Erbakan için maddi kalkınma tek başına bir amaç değildir ve “manevi kalkınma“dan ayrı düşünülemez. “Önce Ahlak ve Maneviyat” ilkesi gereği, manevi temelleri sağlam olmayan bir maddi kalkınma, toplumu mutluluğa ve saadete ulaştırmaz, aksine ahlaki çürümeye yol açar. “Ağır Sanayi Hamlesi,” maddi kalkınmanın lokomotifi olarak görülürken, bu hamlenin başarısı dahi onu yürütecek kadroların manevi olgunluğuna bağlanır.
Erbakan’ın kalkınma anlayışının temel taşıdır ve maddi kalkınmanın ön koşulu olarak görülür. Manevi kalkınma, toplumun ve bireylerin İslam’ın ahlaki ve manevi değerlerine göre eğitilmesi, helal-haram bilincinin yerleşmesi ve ekonomik faaliyetler de dahil olmak üzere hayatın her alanında bu değerlerin rehber edinilmesidir. Bu, Kuran kursları, imam hatip okulları ve İslam enstitülerinin yaygınlaştırılması gibi somut eğitim politikalarını […]
Milli Görüş hareketinin icraat gücünü, imkansız gibi görünen işleri başarma yeteneğini ve pratik zekasını ifade etmek için kullanılan bir deyimdir. Bu ifade, hareketin kaynak yetersizliği veya zorlu koşullar gibi engellere takılmayacağını, her durumda bir çözüm üretebileceğini ve somut sonuçlar alabileceğini iddia eder. Retorik işlevi, harekete olan güveni artırmak, onun pragmatik ve sonuç odaklı olduğunu vurgulamak […]
28 Haziran 1996’da Necmettin Erbakan’ın liderliğindeki Refah Partisi (RP) ile Tansu Çiller’in liderliğindeki Doğru Yol Partisi (DYP) arasında kurulan koalisyon hükümetidir. Erbakan, bu hükümette başbakanlık görevini üstlenmiştir. Bu dönem, Erbakan’ın siyasi kariyerinin zirvesidir ve Milli Görüş ideallerini (D-8’in kurulması, memur ve emekli maaşlarına yapılan yüksek zamlar, havuz sistemi vb.) hayata geçirmeye çalıştığı bir dönemdir. Ancak […]