Özal’ın, Atatürkçülüğü statik ve dogmatik bir ideoloji olarak gören geleneksel yoruma karşı geliştirdiği bir kavramdır. Ona göre Atatürkçülük, “muasır medeniyet seviyesine” ulaşma hedefidir ve bu hedefe ulaşmanın yolu, çağın gereklerine uygun olarak serbest piyasa ekonomisini ve demokrasiyi benimsemektir. Bu yorum, hem Atatürkçülüğün katı laik yorumundan rahatsız olan muhafazakâr kesimleri rahatlatma hem de kendi liberal politikalarını Cumhuriyetin kurucu ideolojisiyle uyumlu gösterme işlevi görür.
Özal’ın ve ANAP’ın siyasi ideolojisini tanımlamak için kullanılan bir kavramdır. Ekonomide liberalizmi (serbest piyasa, özelleştirme, dışa açılma) ve sosyal hayatta muhafazakârlığı (aile, din, gelenekler) birleştiren bir sentezi ifade eder. Bu sentez, hem Batı ile entegrasyonu savunan modernleşmeci kesimlere hem de geleneksel değerlere bağlı muhafazakâr kitlelere aynı anda hitap etmeyi amaçlamıştır.
ANAP’ın kuruluş felsefesini özetleyen bir kavramdır. Türkiye siyasetinin ana damarları olan milliyetçilik, muhafazakârlık, liberalizm ve sosyal adaleti (sosyal demokrasiye bir gönderme) tek bir çatı altında birleştirme iddiasını taşır. Bu söylem, 12 Eylül öncesinin keskin ideolojik ayrışmalarına bir tepki olarak doğmuştur. Retorik işlevi, ANAP’ı bir “kitle partisi” olarak konumlandırmak ve farklı seçmen gruplarına aynı anda hitap […]
Turgut Özal’ın şahsıyla özdeşleşen siyasi ve ekonomik felsefeyi tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Genellikle ekonomik liberalizm, siyasi pragmatizm, sosyal muhafazakârlık ve teknokratik yönetim anlayışının bir karışımını ifade eder. Bu kavram, Özal’ın politikalarının sadece dönemsel bir iktidar pratiği olmadığını, aynı zamanda kendine özgü bir ideolojik çerçeveye sahip olduğunu ima eder.