Yılmaz’ın bir mitingde “Milletin cebinden elinizi çekin” demek isterken dilinin sürçmesiyle ortaya çıkan bir başka meşhur gaftır. Anlamın tamamen tersine döndüğü bu ifade, Yılmaz’ın siyasi sürçmeler lügatinin en bilinen örneklerinden biridir. Tıpkı “Kağıttepe” veya “Allah’ı size emanet ediyorum” gibi, bu gaf da siyasi rakipleri tarafından onun dikkat dağınıklığını, halkın diline ve sorunlarına yabancılığını göstermek için kullanılmıştır. Söylem analizinde bu tür ifadeler, liderin imajını zayıflatan, ciddiyetini bozan ve onu kolay bir hedef haline getiren “retorik kazalar” olarak değerlendirilir.
Susurluk skandalına tepki olarak düzenlenen “Sürekli Aydınlık için Bir Dakika Karanlık” eylemlerini hedef alırken kullandığı, son derece tartışmalı ve hakaretamiz bir ifadedir. Bu ifade, Alevi inancına yönelik tarihi bir iftira olan “mum söndü” ayinini ima ederek, protestocuları hem itibarsızlaştırmayı hem de toplumsal bir kesimi rencide etmeyi içerir. Bu söz, Yılmaz’ın polemikçi dilinin en sert ve […]
1995 genel seçimleri öncesinde, en büyük rakibi Tansu Çiller’e yönelik sarf ettiği, siyasi polemik dilinin en akılda kalıcı örneklerinden biridir. Bu ifade, basit bir seçim tahmininin ötesinde, rakibini siyaseten yok sayan, onun siyasi ömrünün tükendiğini iddia eden keskin ve kendinden emin bir meydan okumadır. Retorik olarak, seçmen nezdinde Çiller’in iktidar alternatifi olamayacağı algısını yaratmayı ve […]
Yılmaz’ın, 1990’lardaki en büyük siyasi rakibi Tansu Çiller’e hitap ederken kullandığı standart ifadedir. Bu hitap, resmi bir nezaket içeriyor gibi görünse de, Yılmaz’ın polemikçi bağlamlarında genellikle küçümseyici ve ironik bir alt ton taşır. “Hanımlar… Hanımlar, Tansu Hanım’la uğraşmayın” gibi ifadelerle, onu siyaseten ciddiye alınmaması gereken bir figür olarak konumlandırmaya çalışır. “28 Aralık sabahı Tansu Hanım […]