Mesut Yılmaz’ın, Milli Görüş lideri ve siyasi rakibi Necmettin Erbakan’ı anmak için kullandığı lakaptır. “Tansu Hanım’dan kurtulurken Hoca’ya yakalanmayın!” ifadesindeki kullanımı, bu terimin hem tanıyıcı hem de bir miktar mesafeli bir anlam taşıdığını gösterir. “Hoca” lakabı, Erbakan’ın mühendis kimliğinden ve akademik geçmişinden gelse de, siyasi bağlamda onun İslami kimliğine de bir gönderme içerir. Yılmaz’ın bu ifadeyi kullanması, seçmenleri merkez sağda birleşmeye ve hem Çiller’den hem de Erbakan’ın temsil ettiği siyasal İslam’dan uzak durmaya çağıran bir stratejinin parçasıdır.
Yılmaz’ın siyasi kimliğinde liberalizmle birlikte dengeleyici bir unsur olarak yer alan bir kavramdır. Ancak onun milliyetçilik anlayışı, rakiplerinin (özellikle MHP’nin) milliyetçiliğinden farklıdır. “Tatlı su milliyetçileri” veya “Bazlama – börek milliyetçileri” gibi ifadelerle, rakip milliyetçiliği sığ ve folklorik olmakla eleştirir. Kendi pozisyonunu ise daha rasyonel, pragmatik ve Batı ile entegrasyonu dışlamayan bir “vatanseverlik” olarak sunar. Onun […]
Yılmaz’ın bir mitingde “Milletin cebinden elinizi çekin” demek isterken dilinin sürçmesiyle ortaya çıkan bir başka meşhur gaftır. Anlamın tamamen tersine döndüğü bu ifade, Yılmaz’ın siyasi sürçmeler lügatinin en bilinen örneklerinden biridir. Tıpkı “Kağıttepe” veya “Allah’ı size emanet ediyorum” gibi, bu gaf da siyasi rakipleri tarafından onun dikkat dağınıklığını, halkın diline ve sorunlarına yabancılığını göstermek için […]
Siyasi ittifakları veya bir araya gelen grupları niteliksizlikleri ve yetersizlikleri üzerinden eleştirmek için kullandığı bir halk deyişidir. Bu ifade, niceliğin niteliğe üstün gelemeyeceğini, bir araya gelen unsurların tek tek bozuk veya değersiz olması durumunda, oluşturdukları bütünün de değersiz olacağını vurgular. Retorik işlevi, rakip koalisyonları veya siyasi oluşumları, içlerindeki sorunlu figürler veya fikirler üzerinden toptan itibarsızlaştırmaktır. […]