Kılıçdaroğlu ve Millet İttifakı’nın, “tek adam rejimi” olarak eleştirdikleri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne alternatif olarak sundukları yönetim modelidir. Bu model, yasama, yürütme ve yargı arasında güçler ayrılığını tesis etmeyi, Meclis’in denetim yetkilerini artırmayı, tarafsız ve sembolik bir cumhurbaşkanlığı makamı oluşturmayı ve yargı bağımsızlığını güvence altına almayı hedefler. Bu vaat, ittifakın en temel birleştirici unsuru ve demokratik restorasyon projesinin ana çerçevesidir
Miting konuşmalarının sonunda, farklı toplumsal kesimleri ve talepleri sıralayarak her birine seslendiği ve kendi siyasi hareketine davet ettiği bir retorik kalıptır. “Adalet istiyorsanız bize katılın“, “Çocuklarınızın geleceğini düşünüyorsanız bize katılın” gibi tekrarlarla, geniş bir toplumsal mutabakat ve koalisyon oluşturma arzusunu dile getirir. Bu ifade, pasif destekçiliği aktif katılıma dönüştürmeyi hedefleyen bir çağrıdır
İktidar değişikliğinin kaçınılmaz olduğunu, bu değişimin doğal bir süreç gibi ve durdurulamaz bir güçle yaklaştığını anlatan popüler bir slogandır. Bir beklenti ve kesinlik hissi yaratarak muhalif seçmene umut ve moral aşılamayı hedefler. Sloganın yapısı, bir olgunun sadece gelecekte olmayacağını, şimdiden hareket halinde olduğunu ima eder.
CHP’nin öncülüğünde, farklı siyasi yelpazelerden partilerin bir araya gelerek oluşturduğu seçim ittifakının resmi adıdır. “Altılı Masa“nın daha geniş ve resmi çerçevesini ifade eder. Kılıçdaroğlu’nun “dostlarımızla birlikte” stratejisinin en önemli siyasi aracıdır. Bu ittifak, sadece bir seçim kazanma stratejisi değil, aynı zamanda Türkiye’yi “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem”e taşıyacak bir restorasyon projesinin de taşıyıcısı olarak sunulmuştur.