Seçmenlere, özellikle ekonomik krizden ve yoksulluktan şikayetçi olanlara yönelik güçlü bir uyarıdır. Bu ifade, mevcut iktidara oy vermenin, aslında kendi kötü durumlarının devamına ve hatta daha da kötüleşmesine neden olacağını, yani bir nevi kendi “idam fermanlarını” imzalamak anlamına geleceğini ima eder. Seçmenin kararının sonuçları üzerine düşünmesini sağlamayı ve duygusal bir şok etkisi yaratarak oy tercihini değiştirmeyi amaçlayan bir retorik tekniktir.
Miting konuşmalarının sonunda, farklı toplumsal kesimleri ve talepleri sıralayarak her birine seslendiği ve kendi siyasi hareketine davet ettiği bir retorik kalıptır. “Adalet istiyorsanız bize katılın“, “Çocuklarınızın geleceğini düşünüyorsanız bize katılın” gibi tekrarlarla, geniş bir toplumsal mutabakat ve koalisyon oluşturma arzusunu dile getirir. Bu ifade, pasif destekçiliği aktif katılıma dönüştürmeyi hedefleyen bir çağrıdır
Türkiye topraklarında yabancı bir devletin askerinin bulunmasına karşı olan kesin ve net duruşu ifade eden güçlü bir metafordur. “Yabancı asker” yerine “yabancı asker postalı” denmesi, bu varlığı daha somut, daha rahatsız edici ve işgal çağrışımı yapan bir imgeye dönüştürür. Kılıçdaroğlu, “Ben kendi ülkemde yabancı asker postalı istemiyorum” diyerek, bu konudaki tavrının pazarlığa açık olmadığını ve […]
Kılıçdaroğlu’nun, özellikle 37. Olağan Kurultay’dan sonra sıkça kullandığı ve Millet İttifakı’nı ve potansiyel müttefikleri kapsayan bir ifadedir. Bu ifade, CHP’nin tek başına değil, geniş bir siyasi ve toplumsal koalisyonla iktidara geleceği stratejisini yansıtır. “Dostlar” kelimesinin seçimi, “müttefikler” veya “ortaklar” gibi daha teknik ve mesafeli terimler yerine, daha sıcak, samimi ve ideolojik farklılıkları aşan bir birliktelik […]