Özellikle İkinci Dünya Savaşı yıllarında ve sonrasında yaşanan ekonomik sıkıntılar döneminde, temel tüketim mallarının fahiş fiyatlarla el altından satılmasını ifade eder. DP’nin muhalefet söyleminde “karaborsa“, CHP iktidarının ekonomi yönetimindeki başarısızlığının, yolsuzluğun ve halkın mağduriyetinin bir sembolü olarak kullanılmıştır. Bu terim, halkın günlük hayatta yaşadığı sıkıntılara tercüman olarak, DP’nin popülist çekiciliğini artırmıştır.
Cumhuriyetin ilk yıllarında, yabancı sermayenin egemenliğindeki Osmanlı ekonomisinden, ulusal sermayeye ve yerli üretime dayalı bağımsız bir ekonomi modeline geçiş idealini ifade eden bir kavramdır. Bayar’ın İktisat Vekili olarak yürüttüğü politikaların (İş Bankası’nın kurulması, sanayi planları, devlet tekelleri) temel felsefesidir. Bu terim, ekonomik bağımsızlığın siyasi bağımsızlığın bir ön koşulu olduğu fikrini yansıtır.
“Dengeli bütçe” anlamına gelen bu terim, Bayar’ın iktisatçı kimliğinin bir yansımasıdır. Devletin harcamalarının gelirlerini aşmaması, israftan kaçınılması ve mali disiplinin sağlanması gerektiğini ifade eder. DP’nin muhalefet döneminde, CHP hükümetlerinin bütçelerini “müsrif” ve “dengesiz” olarak eleştirmek için kullanılmıştır. İktisadi rasyonalite ve mali sorumluluk vurgusu taşır
1945’te CHP hükümeti tarafından çıkarılan, ancak DP’nin kuruluşuna yol açan tartışmaların fitilini ateşleyen kanundur. Bayar ve arkadaşları, kanunun özellikle büyük toprak sahiplerinin arazilerinin kamulaştırılmasına izin veren maddelerine karşı çıkmışlardır. DP söyleminde bu kanun, özel mülkiyet hakkına bir müdahale ve “devletçiliğin” baskıcı bir uygulaması olarak eleştirilmiştir. Bu eleştiri, DP’nin toprak sahibi ve kırsal kesimdeki muhafazakâr seçmenle […]