Allah Düşmanımı Bile Böyle Bir Muhalefetle Karşılaştırmasın
Menderes’in, CHP’nin başını çektiği muhalefetin yıkıcı ve uzlaşmaz olduğunu düşündüğü tutumuna yönelik kişisel sitemini ve öfkesini yansıtan bir ifadedir. Bu söz, siyasi eleştirinin ötesine geçerek, muhalefeti gayrimeşru ve hatta gayriahlaki bir konuma yerleştirir. “Düşman” kelimesinin kullanılması, siyasi rekabetin ne kadar sertleştiğini ve Menderes’in muhalefeti artık meşru bir rakip olarak değil, neredeyse kişisel bir hasım olarak gördüğünü gösterir. Dinleyici üzerinde, Menderes’in ne kadar zorlu ve haksız bir mücadele verdiği algısını yaratarak sempati toplama ve muhalefeti itibarsızlaştırma amacı güder.
Menderes’in siyasi söyleminde anlamı ve çağrışımı sürekli değişen bir kavramdır. Kendi muhalefet yıllarında (1946-1950), “muhalefet”i demokrasinin olmazsa olmaz bir unsuru, iktidarı denetleyen meşru bir güç olarak tanımlamıştır. Ancak iktidara geldikten sonra, özellikle CHP’ye yönelik olarak “muhalefet” kelimesine olumsuz anlamlar yüklemeye başlamıştır. İktidarının sonlarına doğru “muhalefet”, artık yapıcı eleştiri getiren bir kurum değil, ülkenin kalkınmasını engellemeye […]
Menderes’in, en büyük siyasi rakibi İsmet İnönü’nün muhalefet tarzını ve iktidara dönme arzusunu aşağılamak için kullandığı metaforik bir suçlamadır. “İsmet Paşa hastadır. (…) Onun hastalığının adı iktidar hastalığıdır” sözüyle İnönü’nün eleştirilerini, ülkenin sorunlarına yönelik meşru bir endişe olarak değil, uzun yıllar elinde tuttuğu gücü kaybetmenin yarattığı patolojik bir hırs olarak sunar. Bu retorik, rakibi siyasi […]
27 Mayıs 1960 darbesinden sonra, Adnan Menderes ve diğer DP yöneticilerinin yargılandığı Marmara Denizi’ndeki adanın adıdır. Menderes’in siyasi lügatine ölümünden sonra dahil olan bu terim, onun ve döneminin trajik sonunu simgeler. Yassıada’daki duruşmalar sırasında Menderes’in yaptığı savunmalar ve tutukluluk koşullarıyla ilgili beyanları (“Kumandan beyefendinin büyük lütufları olmasa…” ), onun siyasi kariyerinin son sözleri olarak tarihe […]