İslam halifesi Hz. Ömer’e atfedilen “Dicle kenarında bir kurt bir koyunu kapsa, adl-i ilahi Ömer’den sorar onu” sözünün Demirel tarafından kendi siyasi sorumluluk anlayışına uyarlanmış halidir. Bu ifade, bir liderin ülkenin en ücra köşesindeki en küçük bir sorundan bile nihai olarak sorumlu olduğunu belirten yüce bir devlet adamlığı anlayışını yansıtır. Retorik işlevi, kendisini adil, her şeyi gözeten ve tüm ülkeyi kucaklayan bir “devlet baba” olarak sunmaktır. Bu söz, hem muhafazakâr seçmenin dini ve tarihi referanslarına hitap eder hem de kapsayıcı bir liderlik imajı çizer.
12 Eylül darbesi sonrası askerlerin, merkez sağı kontrol altında tutmak amacıyla yeni partiler kurdurma girişimlerine karşı söylediği bir sözdür. “Tapulu arazi” metaforu, merkez sağ siyasetin doğal ve meşru liderinin kendisi olduğunu, bu alanın kendi “mülkü” olduğunu ifade eder. “Gecekondu” ise askerlerin kurdurduğu partilerin gayrimeşru, yapay ve geçici olduğunu ima eder. Bu ifade, askeri vesayete karşı […]
Demirel’in demokrasi anlayışının merkezinde yer alan ve siyasi meşruiyetin tek kaynağı olarak gördüğü kavramdır. Söyleminde “milli irade“, halkın seçim sandığında tecelli eden gücünü ifade eder ve bu gücün karşısında bürokrasi, ordu veya herhangi bir elit grubun vesayetini reddeder. Demirel, askeri müdahaleleri “milli iradeye” karşı yapılmış en büyük suç olarak görmüş ve siyasi mücadelesini büyük ölçüde […]
Laikliğe karşıt, gerici ve din devleti yanlısı olarak tanımlanan faaliyetler için kullanılan bir terimdir. Demirel’in söyleminde bu kavramın kullanımı, siyasi kariyerindeki döneme göre değişiklik göstermiştir. Başbakanlık dönemlerinde genellikle din ve vicdan özgürlüğünü savunurken ve laikliğin dinsizlik olmadığını vurgularken, Cumhurbaşkanlığı döneminde, özellikle 28 Şubat sürecinde, “irtica“yı Türkiye Cumhuriyeti için en büyük tehditlerden biri olarak tanımlamıştır. Bu […]