Mesut Yılmaz’ın siyasi kariyeriyle özdeşleşmiş bir kavramdır. “Kağıttepe“, “İşsizlerimiz kadınlaştırıldı”, “Allah’ı size emanet ediyorum“, “Çekin milletin elinden cebinizi” gibi çok sayıda dil sürçmesi, siyasi hayatı boyunca “gaf” olarak nitelendirilmiş ve sık sık gündem olmuştur. Bu gaflar, onun teknokrat ve mesafeli imajını pekiştirmiş, halktan kopuk olduğu yönündeki eleştirilere malzeme vermiştir. Söylem analizinde bu gaflar, sadece komik anlar değil, aynı zamanda liderin kamusal algısını olumsuz etkileyen, karizmasını aşındıran ve siyasi rakiplerine güçlü birer propaganda aracı sunan önemli iletişim kazalarıdır.
Susurluk skandalına tepki olarak düzenlenen “Sürekli Aydınlık için Bir Dakika Karanlık” eylemlerini hedef alırken kullandığı, son derece tartışmalı ve hakaretamiz bir ifadedir. Bu ifade, Alevi inancına yönelik tarihi bir iftira olan “mum söndü” ayinini ima ederek, protestocuları hem itibarsızlaştırmayı hem de toplumsal bir kesimi rencide etmeyi içerir. Bu söz, Yılmaz’ın polemikçi dilinin en sert ve […]
Siyasi rakiplerini veya eleştirmenlerini hedef alırken kullandığı, hem küçümseyici hem de bir miktar şakacı bir tını taşıyan bir hitap biçimidir. Bu ifade, doğrudan bir hakaret içermez, ancak muhatabını ciddiye almadığını, onların “oyunlarını” veya “kurnazlıklarını” gördüğünü ima eder. Retorik olarak, rakibin argümanlarını veya eylemlerini önemsizleştirir ve onları çocuksu bir yaramazlık düzeyine indirger. Bu, Turgut Özal’dan miras […]
Mesut Yılmaz’ın, özellikle Tansu Çiller’e yönelik eleştirilerinden önce kalabalığa, özellikle de kadın seçmenlere hitap etmek için kullandığı bir başlangıç ifadesidir. “Hanımlar… Hanımlar, Tansu Hanım’la uğraşmayın. Tansu Hanım’ın bir haftalık ömrü kaldı” cümlesindeki kullanımı, bu hitabın nasıl bir retorik hazırlık işlevi gördüğünü gösterir. Bu sesleniş, bir yandan kadın seçmenlerle doğrudan bir bağ kurma çabasıyken, diğer yandan […]