Kılıçdaroğlu ve Millet İttifakı’nın, “tek adam rejimi” olarak eleştirdikleri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne alternatif olarak sundukları yönetim modelidir. Bu model, yasama, yürütme ve yargı arasında güçler ayrılığını tesis etmeyi, Meclis’in denetim yetkilerini artırmayı, tarafsız ve sembolik bir cumhurbaşkanlığı makamı oluşturmayı ve yargı bağımsızlığını güvence altına almayı hedefler. Bu vaat, ittifakın en temel birleştirici unsuru ve demokratik restorasyon projesinin ana çerçevesidir
Uluslararası bir savunma danışmanlık şirketi olan SADAT’a yapılan atıftır. Kılıçdaroğlu, bu yapıyı “paramiliter” olarak nitelendirir ve seçim güvenliğini tehdit edebilecek, iktidara bağlı silahlı bir güç oluşturma potansiyeli taşıdığı yönünde endişelerini dile getirir. Özellikle muhafazakar kadınlara seslenirken, “SADAT’çıların toplantılarında siz yoksunuz” diyerek, bu yapının kadın hakları ve demokrasi için bir tehdit olduğunu ima eder.
Miting konuşmalarının sonunda, farklı toplumsal kesimleri ve talepleri sıralayarak her birine seslendiği ve kendi siyasi hareketine davet ettiği bir retorik kalıptır. “Adalet istiyorsanız bize katılın“, “Çocuklarınızın geleceğini düşünüyorsanız bize katılın” gibi tekrarlarla, geniş bir toplumsal mutabakat ve koalisyon oluşturma arzusunu dile getirir. Bu ifade, pasif destekçiliği aktif katılıma dönüştürmeyi hedefleyen bir çağrıdır
İktidar değişikliğinin kaçınılmaz olduğunu, bu değişimin doğal bir süreç gibi ve durdurulamaz bir güçle yaklaştığını anlatan popüler bir slogandır. Bir beklenti ve kesinlik hissi yaratarak muhalif seçmene umut ve moral aşılamayı hedefler. Sloganın yapısı, bir olgunun sadece gelecekte olmayacağını, şimdiden hareket halinde olduğunu ima eder.