DP döneminde Türkiye için hedeflenen modernleşme ve refah seviyesini ifade etmek için kullanılan popüler bir ideal ve metafordur. Bu ifade, dönemin Soğuk Savaş koşullarında Türkiye’nin Batı bloğundaki yerini, ABD ile kurulan yakın ilişkileri ve Amerikan tarzı bir tüketim toplumuna ve ekonomik modele duyulan hayranlığı yansıtır. Menderes’in “Kalkınma Hamlesi”, Türkiye’yi ekonomik ve teknolojik olarak gelişmiş, vatandaşına yüksek bir yaşam standardı sunan bir “Küçük Amerika” yapma vaadi üzerine kuruluydu. Bu ideal, hem bir kalkınma hedefi hem de güçlü bir siyasi propaganda aracı olarak işlev görmüştür
Menderes döneminde başlatılan büyük ölçekli baraj ve hidroelektrik santral projeleri nedeniyle, dönemin Başbakanı’na ve daha sonra halefi olan Süleyman Demirel’e atfedilen popüler bir unvandır. Bu ifade, DP’nin kalkınma ve imar odaklı siyasetinin bir sembolüdür. Barajlar; elektrifikasyon, sulama ve sanayileşme gibi modernleşme hedeflerinin en somut göstergeleri olarak sunulmuştur. “Kral” ifadesi, Menderes’in bu alandaki liderliğini ve icraatlarının […]
DP’nin ekonomik ideolojisinin temel taşıdır. Menderes’in söyleminde “özel teşebbüs” (veya “hususi teşebbüs”), CHP’nin “devletçilik” modelinin karşısına konulan dinamik, verimli ve refah yaratıcı bir güç olarak yüceltilir. Menderes’e göre, ekonomik kalkınmanın motoru devlet değil, bireyler ve şirketler olmalıdır. DP hükümetinin politikaları, özel sektörü kredilerle, teşviklerle ve yabancı sermaye ortaklıklarıyla desteklemeye odaklanmıştır. Bu söylem, DP’ye özellikle iş […]
DP’nin 1950-1960 yılları arasında uyguladığı ekonomik ve altyapı odaklı politikaların genel adıdır. Bu ifade, Menderes’in Türkiye’yi tarım toplumundan sanayi toplumuna dönüştürme, ülkeyi baştan sona yollarla, barajlarla, limanlarla ve fabrikalarla donatma vizyonunu özetler. “Hamle” kelimesi, durağanlığa karşı dinamizmi, planlı ve enerjik bir atılımı ifade eder. Bu söylem, DP’nin en güçlü propaganda aracı olmuş, partiye “yapan, inşa […]