“Anlamlı,” “düşündürücü” anlamına gelen bu sıfat, Erdoğan’ın söyleminde, siyasi bir olayın, bir açıklamanın veya bir zamanlamanın tesadüfi olmadığını, arkasında gizli bir niyet, bir mesaj veya bir komplo barındırdığını ima etmek için kullanılır. Bir gelişmeyi “manidar” olarak nitelemek, dinleyiciyi yüzeydeki anlamın ötesine bakmaya ve olayı daha büyük bir “komplo anlatısı” (“Büyük Oyun,” “Üst Akıl“) içinde okumaya davet eder. Bu, şüphe uyandıran ve siyasi rakiplerin eylemlerini her zaman kötü niyetli bir planın parçası olarak gösteren bir çerçeveleme tekniğidir.
Hükümete ve cumhurbaşkanına yönelik eleştirileri, olumsuz haberleri veya toplumsal protestoları, gerçeği yansıtmayan, kasıtlı ve kötü niyetli manipülasyonlar olarak tanımlamak için kullanılan bir ifadedir. Bu terim, muhalif görüşleri ve eylemleri gayri meşrulaştırma işlevi görür. Bir olayın veya durumun kendisini tartışmak yerine, o olayın sunuluş biçimini ve arkasındaki “niyeti” hedef alır. Böylece, hükümetin eylemlerine yönelik meşru eleştiriler […]
Türkiye’nin iç işlerine müdahale ettiği veya politikalarını eleştirdiği varsayılan Batılı (özellikle Amerikalı ve Alman) güçleri ve liderleri temsil etmek için kullanılan sembolik ve küçümseyici isimlerdir. “Corç ne der, Hans ne der, ona bakmam” gibi kullanımlar, Batı’dan gelen eleştirileri umursamadığını, milli ve bağımsız bir politika izlediğini vurgulayan bir meydan okumadır. Bu, “monşer” eleştirisinin uluslararası siyasete uyarlanmış […]
Toplumsal olayları, protestoları veya gerilimleri, halkın organik tepkileri olarak değil, belirli iç veya dış “şer odakları” tarafından kasıtlı olarak çıkarılan kışkırtmalar olarak tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Bir eylemi “provokasyon” olarak nitelemek, o eylemin meşruiyetini ortadan kaldırır ve katılımcılarını, farkında olarak veya olmayarak, kötü niyetli bir planın parçası haline getirir. Bu, hükümetin bu tür olaylara […]