Demirel’in siyasi ve kişisel felsefesini yansıtan derin bir aforizmadır. Bu söz, sorunlara karşı takınılan tavrın, sorunun kendisinden daha önemli olabileceğini ifade eder. Siyasi olarak, kriz anlarında paniğe kapılmamayı, soğukkanlılığı korumayı ve bazı sorunları görmezden gelerek veya zamanla çözülmesine izin vererek aşılabileceğini telkin eder. Retorik işlevi, karmaşık sorunları basitleştirmek ve yönetilebilir kılmaktır. Eleştirenler tarafından sorunları halının altına süpürme stratejisi olarak görülse de, bu ifade aynı zamanda pragmatik bir kriz yönetimi anlayışını da yansıtır.
Süleyman Demirel’in Ankara’daki evinin bulunduğu sokağın adıdır. Özellikle 12 Eylül 1980 darbesi sonrası siyasi yasaklı olduğu dönemde, evinin fiili bir siyaset merkezine dönüşmesiyle sembolik bir anlam kazanmıştır. “Güniz Sokak“, yasaklara rağmen Demirel’in siyaseti yönlendirmeye devam ettiği, merkez sağ siyasetin gayriresmi karargahı anlamına gelen bir metafor haline gelmiştir. Bu isim, Demirel’in siyasi yasakları tanımayan direncini ve […]
1968’de, hükümetine karşı düzenlenen öğrenci ve sol grupların protesto yürüyüşleri hakkında sarf ettiği bir sözdür. Bu ifade, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını küçümseyen, bu eylemlerin siyasi bir sonuç doğurmayacağını ve hükümetini etkilemeyeceğini ima eden bir anlama sahiptir. Retorik işlevi, muhalif eylemleri “boş bir çaba” olarak nitelendirerek değersizleştirmek ve kendi iktidarının sağlamlığına vurgu yapmaktır. Bu söz, […]
Aslında “Görünen köy kılavuz istemez” atasözünün Demirel tarafından sıklıkla kullanılan bir versiyonudur. Bu ifade, bir sonucun veya siyasi gelişmenin artık çok belirgin ve yakın olduğunu, gerçekleşmesinin kaçınılmaz olduğunu anlatmak için kullanılır. Retorik olarak, kendi siyasi öngörülerinin doğruluğunu kanıtlama ve rakiplerini yaklaşan kaçınılmaz sona (örneğin bir seçim yenilgisi veya hükümetin düşmesi) karşı uyarma amacı taşır. Bu, […]