Normalde askeri ve stratejik tehditler için kullanılan bu kavram, Bahçeli’nin dilinde genişletilerek, muhalefet partilerinin politikaları, bazı sivil toplum faaliyetleri, hatta yargı kararları gibi pek çok iç siyaset unsurunu kapsayacak şekilde kullanılır. Bir konuyu “milli güvenlik meselesi” olarak tanımlamak, o konuyu normal demokratik tartışma süreçlerinin dışına çıkarmak ve devletin en sert tedbirleri almasını meşrulaştırmak anlamına gelir. Örneğin, CHP yönetiminin “DEM kadar milli güvenlik tehdidi” olduğunu söylemek, rakip partiyi meşru bir siyasi aktör değil, yok edilmesi gereken bir tehdit olarak kodlar.
Bahçeli’nin siyasi söyleminin ve MHP’nin politikalarının en temel ve tavizsiz alanıdır. “Terörle mücadele“, sadece askeri operasyonları değil, aynı zamanda terörün siyasi, sosyal ve finansal tüm uzantılarına karşı verilecek topyekûn bir savaşı ifade eder. Bu mücadelede hiçbir tavize yer yoktur ve “terörle arasına mesafe koymayan” her yapı, terörün bir parçası olarak kabul edilir. Bu konu, MHP’nin […]
Siyasi partilerin günlük çekişmelerinin ve anlık çıkarlarının ötesinde, devletin uzun vadeli çıkarlarını ve bekasını gözeten, tarihsel bir derinliğe sahip, rasyonel ve soğukkanlı bir yönetim anlayışını ifade eder. Bahçeli, MHP’nin ve kendisinin politikalarını sık sık “devlet aklı” ile hareket etmenin bir gereği olarak sunar. Özellikle kritik anlarda alınan kararlar (örneğin Cumhur İttifakı’nın kurulması), parti çıkarlarından ziyade […]
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın da temel ilkelerinden olan bu ifade, MHP’nin ve Bahçeli’nin siyasi duruşunun en temel, pazarlık edilemez “kırmızı çizgisidir“. Bu ilke, ülkenin üniter yapısının ve toprak bütünlüğünün hiçbir koşul altında tartışılamayacağını belirtir. Her türlü federalizm, özerklik veya ayrılıkçı talep, bu ilkeye bir saldırı ve bir “beka sorunu” olarak görülür. Bahçeli, siyasi rakiplerini sık sık […]