Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın da temel ilkelerinden olan bu ifade, MHP’nin ve Bahçeli’nin siyasi duruşunun en temel, pazarlık edilemez “kırmızı çizgisidir“. Bu ilke, ülkenin üniter yapısının ve toprak bütünlüğünün hiçbir koşul altında tartışılamayacağını belirtir. Her türlü federalizm, özerklik veya ayrılıkçı talep, bu ilkeye bir saldırı ve bir “beka sorunu” olarak görülür. Bahçeli, siyasi rakiplerini sık sık […]
Arşivler: Sözlük Terimleri
Yedi Düvel
Tarihsel olarak “bütün dünya, tüm devletler” anlamına gelen bu ifade, Kurtuluş Savaşı sırasında işgalci İtilaf Devletleri’ni tanımlamak için kullanılmıştır. Bahçeli, bu tarihi deyimi günümüze taşıyarak, bugün de “yedi düvelin” yani tüm dünyanın Türkiye’ye karşı birleştiğini iddia eder. Bu, Türkiye’nin tek başına bütün dünyaya karşı bir istiklal mücadelesi verdiği algısını yaratır. Retorik işlevi, iç siyasetteki farklılıkları […]
Yenikapı Ruhu
15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından 7 Ağustos 2016’da İstanbul Yenikapı’da düzenlenen ve iktidar ile muhalefet partilerinin büyük bir kısmının katıldığı “Demokrasi ve Şehitler Mitingi“nde ortaya çıkan milli birlik ve beraberlik ruhunu ifade eder. Bahçeli, bu ruha bağlılığını sık sık dile getirerek, Cumhur İttifakı’nın temellerinin o gün atıldığını ve ittifakın, partiler üstü bir “beka” meselesi […]
Yok Hükmünde
Bir kişi, kurum veya kararın hiçbir geçerliliğe, meşruiyete ve değere sahip olmadığını belirten nihai bir hükümdür. Bahçeli, bu ifadeyi meşruiyetini kaybettiğini düşündüğü siyasi rakipleri (örneğin CHP yönetimi) veya kurumlar için kullanarak, onları siyasi denklemin tamamen dışına ittiğini ilan eder. Bu, bir eleştiri veya reddetmenin ötesinde, muhatabın varlığını siyasi ve ahlaki olarak tanımadığını gösteren, son derece […]
Zillet İttifakı
Devlet Bahçeli’nin, 2018 seçimleri öncesinde Millet İttifakı’na karşı olarak türettiği ve muhalefet blokunu tanımlamak için kullandığı pejoratif bir isimdir. “Zillet“, Arapça kökenli olup “alçaklık, aşağılık, hor ve hakir olma” gibi son derece olumsuz anlamlar taşır. Bu ismi kullanarak Bahçeli, rakip ittifakı sadece siyasi bir alternatif olarak değil, ahlaki olarak çökmüş, milli onurdan yoksun, “yıkım ve […]
Zulüm
Haksızlık, baskı ve eziyet anlamına gelen bu kelime, Bahçeli’nin söyleminde hem tarihsel hem de güncel bağlamlarda kullanılır. Tarihsel olarak, Türk milletinin veya Türk-İslam aleminin maruz kaldığı haksızlıkları (örneğin Balkanlar’daki zulüm) ifade eder. Güncel siyasette ise, siyasi rakiplerinin veya “düşman” olarak gördüğü odakların eylemlerini bir “zulüm” olarak nitelendirir. Bu, mücadeleyi bir hak-batıl, mazlum-zalim mücadelesi olarak çerçeveler […]
6 kere gittim, 7 kere geldim
Demirel’in, askeri müdahaleler ve siyasi çalkantılarla dolu kariyerini özetleyen ikonik bir ifadedir. Bir gazetecinin “sizi o bulunduğunuz yerden altı defa indirdiler, hala orada nasıl duruyorsunuz?” sorusuna verdiği yanıttır. Bu sözün retorik işlevi, siyasi mağlubiyetleri ve iktidardan düşüşleri birer son olarak değil, siyasi dayanıklılığının ve nihai zaferinin kanıtı olarak yeniden çerçevelemektir. Bu ifade, seçmenine “ne olursa […]
70 sente muhtacız
Bu ifade, Demirel’in başbakan olduğu 1970’lerin sonlarında Türkiye’nin yaşadığı derin ekonomik krizi, özellikle döviz darboğazını ve dış ticaret açığını anlatmak için kullandığı çarpıcı bir sözdür. İfadenin siyasi işlevi çifte yönlüdür. Bir yandan, durumun vahametini abartılı ve akılda kalıcı bir şekilde halka anlatarak, alınacak acı reçete niteliğindeki ekonomik önlemler için kamuoyunu hazırlamayı amaçlar. Diğer yandan, bu […]
Açım diyene geber diyemezsiniz
Devletin sosyal sorumluluklarını ve halkın temel ihtiyaçlarına duyarlılığını vurgulayan bir ifadedir. Bu söz, popülist bir damardan beslenir ve siyaseti, halkın en temel sorunu olan geçim derdine çözüm bulma sanatı olarak tanımlar. Retorik olarak, rakiplerini halkın sorunlarına duyarsız, elitist ve kalpsiz olarak konumlandırırken, kendisini halkın yanında, onların dertlerini anlayan bir “baba” figürü olarak sunar. Ekonomik zorlukların […]
Baba
Demirel’e özellikle kırsal kesimdeki ve muhafazakar tabanındaki seçmenleri tarafından verilen bir lakaptır. Bu lakap, onun siyasi kimliğini ataerkil, koruyucu, bilge ve güvenilir bir aile reisi figürüyle özdeşleştirir. “Baba“, seçmenle arasında hiyerarşik ama aynı zamanda samimi ve şefkatli bir bağ kurar. Devletin soyut ve uzak yapısını, seçmenin sığınabileceği somut ve ulaşılabilir bir “devlet baba” figürüne dönüştürür. […]