Demirel’in kırsal kesimdeki seçmenine hitap ederken sıkça kullandığı sahiplenici bir ifadedir. Bu hitap, kendisini o kitlenin bir parçası, onların içinden çıkmış ve onların çıkarlarını savunan biri olarak konumlandırır. “Benim” kelimesi, siyasetçi ile seçmen arasında kişisel, samimi ve korumacı bir bağ kurar. Bu dil, merkez-çevre ayrımında “çevre“nin sesi olma iddiasını pekiştirir ve bürokratik elite karşı “köylünün […]
Arşivler: Sözlük Terimleri
Benzin vardı da biz mi içtik?
1970’lerdeki petrol krizi ve benzin kıtlığı sırasında, hükümetinin sorumluluğuna dair eleştirilere verdiği efsanevi yanıttır. Bu retorik soru, absürt bir mantık kullanarak suçlamayı püskürtmeyi hedefler. Siyasi işlevi, sorunun kaynağının küresel bir kriz olduğunu ve kendi hükümetinin kontrolü dışında geliştiğini ima etmektir. “İçmek” fiilinin kullanılması, durumu trajikomik bir hale getirerek gerilimi düşürür ve eleştirinin ciddiyetini azaltır. Bu […]
Binaenaleyh
Arapça kökenli olan ve “bundan dolayı, bu nedenle, sonuç olarak” anlamına gelen bu kelime, Demirel’in en belirgin retorik tiklerinden biriydi. Konuşmalarında bir argümanı sonuca bağlarken veya bir konuya dair nihai hükmünü verirken kullanırdı. Siyasi işlevi, sıradan bir bağlaç olmanın ötesindeydi. Kelimenin eski ve Osmanlı Türkçesini andıran tınısı, Demirel’in ifadelerine bir ağırlık, bilgelik ve devlet adamı […]
Bize plan değil, pilav lazım
1960’larda, özellikle CHP’nin savunduğu planlı kalkınma modeline karşı merkez sağın popülist eleştirisini özetleyen bir slogandır. Bu ifade, halkın somut ve acil ihtiyaçlarının (“pilav“), devlet bürokrasisinin soyut ve uzun vadeli hedeflerinden (“plan“) daha önemli olduğunu savunur. Retorik olarak, teknokratik elitizme karşı halkın sağduyusunu ve pragmatizmini yüceltir. Bu slogan, Demirel’in kalkınmayı halkın refahını doğrudan artıracak somut projelerle […]
Büyük Türkiye
Demirel’in siyasi vizyonunu ve vaatlerini özetleyen kapsayıcı bir kavramdır. Bu ifade, sadece ekonomik olarak kalkınmış, sanayileşmiş, barajları ve fabrikalarıyla müreffeh bir ülkeyi değil, aynı zamanda uluslararası alanda saygın ve güçlü bir Türkiye idealini de içerir. Slogan, seçmenlere umut ve ortak bir hedef sunarak onları bir ideal etrafında birleştirmeyi amaçlar. “Büyük Türkiye” vizyonu, Demirel’in icraatçı siyasetinin […]
Çoban Sülü
Demirel’in siyasi kariyerinin başlarında, Isparta’nın İslamköy’ünden gelmesi ve köylü kökenini vurgulamak için kullanılan, zamanla kendisinin de benimsediği bir lakaptır. Bu lakap, onu halktan biri, Anadolu’nun bağrından çıkmış samimi bir lider olarak konumlandırır. “Çoban” imgesi, hem alçakgönüllülük hem de bilge liderlik (sürüsünü güden) gibi pozitif çağrışımlar içerir. Bu, onun şehirli ve bürokratik elite karşı “çevre“nin temsilcisi […]
Çay’a yapılan zam değildir. Kalite ayarlaması yapıldı.
Hükümetin yaptığı bir zammı savunurken kullandığı, siyasi dilin gerçekliği nasıl eğip bükebileceğini gösteren (euphemism/örtmece) tipik bir örnektir. Bu ifade, olumsuz bir eylemi (zam) olumlu veya teknik bir kavramla (“kalite ayarlaması“) yeniden adlandırarak halkın tepkisini yumuşatmayı amaçlar. Retorik işlevi, sorumluluğu belirsizleştirmek ve tartışmayı ekonomik bir zorunluluktan teknik bir detaya kaydırmaktır. Bu söz, Demirel’in nüktedan ve kelime […]
Demokrasilerde çareler tükenmez
Demirel’in en bilinen ve en sık tekrarladığı aforizmalarından biridir. Bu söz, en umutsuz siyasi krizlerde, hükümet bunalımlarında veya askeri müdahale söylentileri karşısında bile sistemin kendi içinde bir çözüm üreteceğine olan inancı ifade eder. Siyasi işlevi, anti-demokratik müdahalelere karşı demokratik sürecin direncini ve esnekliğini vurgulamaktır. Aynı zamanda, siyasi aktörleri uzlaşmaya ve yeni formüller aramaya teşvik eden […]
Derin devlet
Bir gazetecinin sorusu üzerine yaptığı “Derin devlet, normal devletin raydan çıkmış halidir” tanımıyla Türk siyasi literatürüne geçen bir kavramdır. Bu tanım, “derin devlet” olgusunu meşrulaştırmaz, aksine onu bir anomali, hukukun ve meşru düzenin (“normal devlet“) dışına çıkmış bir sapma olarak tanımlar. Retorik işlevi, devlet içinde varlığı iddia edilen yasa dışı yapılanmaları kabul ederken, bunları devletin […]
Devlet bazen rutinin dışına çıkabilir
Bu ifade, Demirel tarafından Cumhurbaşkanlığı döneminde, Kasım 1996’daki Susurluk Skandalı’nın hemen ardından kullanılmıştır. Skandal, devlet görevlileri, polis ve organize suç örgütleri arasındaki yasa dışı ilişkileri ortaya çıkarmıştı. Bu söz, skandalı inkâr etmek yerine, onu devletin “bekası” için zaman zaman başvurulan meşru ama gayrinizami bir yöntem olarak çerçeveleme girişimidir. Retorik işlevi, yasa dışılığı bir “devlet aklı” […]