Süleyman Demirel’in Ankara’daki evinin bulunduğu sokağın adıdır. Özellikle 12 Eylül 1980 darbesi sonrası siyasi yasaklı olduğu dönemde, evinin fiili bir siyaset merkezine dönüşmesiyle sembolik bir anlam kazanmıştır. “Güniz Sokak“, yasaklara rağmen Demirel’in siyaseti yönlendirmeye devam ettiği, merkez sağ siyasetin gayriresmi karargahı anlamına gelen bir metafor haline gelmiştir. Bu isim, Demirel’in siyasi yasakları tanımayan direncini ve […]
Arşivler: Sözlük Terimleri
İcraat
Demirel’in siyaset felsefesinin merkezinde yer alan bir kavramdır. “İcraat“, laf yerine iş üretmek, somut projeler (yollar, köprüler, barajlar, fabrikalar) yapmak anlamına gelir. Demirel için siyasi meşruiyetin temel kaynağıdır. Söyleminde “icraat“, soyut ideolojilere, kısır siyasi çekişmelere ve bürokratik atalete karşı bir panzehir olarak sunulur. “Büyük Türkiye” idealine ulaşmanın tek yolu olarak gösterilir. Bu kavram, onun kalkınmacı […]
İrtica
Laikliğe karşıt, gerici ve din devleti yanlısı olarak tanımlanan faaliyetler için kullanılan bir terimdir. Demirel’in söyleminde bu kavramın kullanımı, siyasi kariyerindeki döneme göre değişiklik göstermiştir. Başbakanlık dönemlerinde genellikle din ve vicdan özgürlüğünü savunurken ve laikliğin dinsizlik olmadığını vurgularken, Cumhurbaşkanlığı döneminde, özellikle 28 Şubat sürecinde, “irtica“yı Türkiye Cumhuriyeti için en büyük tehditlerden biri olarak tanımlamıştır. Bu […]
Kendim için bir şey istiyorsam namerdim
Siyasi mücadelesini kişisel çıkarları için değil, “memleket meseleleri” ve milletin refahı için verdiğini vurgulamak amacıyla kullandığı popülist bir yemindir. Bu ifade, siyaseti bir kamu hizmeti olarak yüceltir ve siyasetçinin fedakarlığına vurgu yapar. Retorik işlevi, kendisine yönelik olası çıkar veya koltuk sevdası eleştirilerini peşinen savuşturmak ve eylemlerini daha ulvi bir amaçla (“millet hizmeti“) gerekçelendirmektir. Bu, dinleyici […]
Kim ne verirse 5 lira fazlası
Özellikle tütün gibi tarım ürünlerinin taban fiyatlarının belirlendiği dönemlerde, muhalefetteyken kullandığı iddia edilen bir seçim vaadidir. Bu ifade, rakip partilerin vaatlerini anlamsızlaştıran ve kendisini çiftçinin tek ve en cömert savunucusu olarak konumlandıran bir açık artırma stratejisidir. Popülist siyasetin en saf hallerinden biridir; ekonomik rasyonaliteyi veya bütçe gerçeklerini göz ardı ederek, doğrudan seçmen kitlesinin maddi çıkarına […]
Kırk günde kabak yetişmez
1978’de CHP hükümetinin kısa süreli kurslarla öğretmen ataması yapmasını eleştirmek için kullandığı bir ifadedir. Bu halk deyimi, nitelikli işlerin ve ciddi meselelerin aceleye getirilemeyeceğini, zaman ve emek gerektirdiğini anlatır. Retorik işlevi, rakip hükümetin icraatlarını “kalitesiz“, “yüzeysel” ve “günü kurtarmaya yönelik” olarak damgalamaktır. Kendi siyaset anlayışını ise daha planlı, sağlam ve kalıcı işler yapan bir anlayış […]
Memlekette gaz vardır
Gaz yağı sıkıntısının yaşandığı bir dönemde, bir gazetecinin “hükümet ne gibi önlemler alıyor?” sorusuna verdiği, gerçekliği inkâr eden bir yanıttır. Bu ifade, sorunu çözmek yerine sorunun varlığını reddederek krizi yönetme stratejisinin bir örneğidir. “Benzin vardı da biz mi içtik?” sözünün aksine, burada mizah veya kaçamak yerine doğrudan bir inkâr söz konusudur. Bu, hükümetin aciziyetini veya […]
Meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz
Demirel’in siyasi ve kişisel felsefesini yansıtan derin bir aforizmadır. Bu söz, sorunlara karşı takınılan tavrın, sorunun kendisinden daha önemli olabileceğini ifade eder. Siyasi olarak, kriz anlarında paniğe kapılmamayı, soğukkanlılığı korumayı ve bazı sorunları görmezden gelerek veya zamanla çözülmesine izin vererek aşılabileceğini telkin eder. Retorik işlevi, karmaşık sorunları basitleştirmek ve yönetilebilir kılmaktır. Eleştirenler tarafından sorunları halının […]
Milli irade
Demirel’in demokrasi anlayışının merkezinde yer alan ve siyasi meşruiyetin tek kaynağı olarak gördüğü kavramdır. Söyleminde “milli irade“, halkın seçim sandığında tecelli eden gücünü ifade eder ve bu gücün karşısında bürokrasi, ordu veya herhangi bir elit grubun vesayetini reddeder. Demirel, askeri müdahaleleri “milli iradeye” karşı yapılmış en büyük suç olarak görmüş ve siyasi mücadelesini büyük ölçüde […]
Morrison Süleyman
Demirel’in siyasete atılmadan önce, Amerikan firması Morrison-Knudsen’in Türkiye temsilciliğini yapması nedeniyle siyasi rakipleri tarafından takılan bir lakaptır. Bu lakap, onu “yabancı sermayenin temsilcisi” ve “Amerikancı” olarak damgalama amacı taşıyordu. Demirel’in kendisi bu lakabı hiç kullanmamış olsa da özellikle sol muhalefetin dilinde onun ekonomik ve dış politikasını eleştirmek için kullanılan bir sembol haline gelmiştir. Bu, onun […]