Özellikle terörle mücadelede veya 15 Temmuz darbe girişimi gibi olaylarda hayatını kaybeden güvenlik görevlileri ve sivillerin ölümünü tanımlamak için kullanılan dini ve şiirsel bir metafordur. Bu ifade, ölümü sıradan bir kayıp olarak değil, İslam inancındaki en yüksek mertebelerden biri olan “şehitlik” makamına ulaşmak için içilen kutsal bir “şerbet” olarak yüceltir. Bu retorik, kayıpların acısını hafifletmeyi, ailelerine manevi bir teselli sunmayı ve uğruna ölünen “dava“yı (vatan, millet, din) kutsallaştırmayı amaçlar. Bu, milli ve manevi değerler etrafında toplumu birleştiren ve fedakarlığı yücelten güçlü bir söylem aracıdır.
Mısır’daki 2013 askeri darbesi sonrası darbe karşıtlarının sembolü haline gelen, dört parmağın kaldırıldığı bir işarettir. Erdoğan, bu işareti Türkiye siyasetine taşıyarak ona yeni bir anlam yüklemiştir. Bu yeni anlam, “Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet” olarak formüle edilen dört temel ilkeyi temsil eder. Erdoğan’ın mitinglerde sıkça yaptığı bu işaret, AK Parti’nin siyasi kimliğinin […]
AK Parti’nin ve liderinin milletle kurduğu ilişki biçimini tanımlamak için kullanılan anahtar bir kavramdır. “Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik” sloganıyla özetlenen bu anlayış, geleneksel devlet-vatandaş ilişkisindeki hiyerarşiyi tersine çevirme iddiası taşır. “Hizmetkâr” kelimesi, dini bir alçakgönüllülük ve adanmışlık çağrışımı yapar. Bu ifade, liderin ve partisinin gücünü halktan aldığını, amacının halka hizmet […]
Siyasi mücadeleye başlarken ölümü göze aldıklarını, bu yolda her türlü tehlike ve fedakarlığa hazır olduklarını ifade eden, adanmışlığı en üst düzeyde gösteren bir deyimdir. Bu ifade, genellikle suikast tehditleri veya dış kaynaklı komplolar gibi iddialara karşı bir meydan okuma olarak kullanılır. Siyaseti, uğruna can verilebilecek kutsal bir “dava” mertebesine yükseltir ve liderin korkusuzluğunu, davasına olan […]