Yılmaz’ın, özellikle MHP gibi milliyetçi partilerin politikalarını eleştirirken kullandığı alaycı bir nitelemedir. “Tatlı su” metaforu, zorluk ve tehlike içermeyen, sığ ve güvenli alanları ifade eder. Dolayısıyla “tatlı su milliyetçiliği“, sadece kolay ve risksiz zamanlarda ortaya konan, gerçek bir sınavla karşılaştığında ise yetersiz kalan bir milliyetçilik anlayışını tanımlar. Bu ifadeyle Yılmaz, rakiplerinin milliyetçiliğini popülist, sloganik ve gerçekçilikten uzak olarak tasvir ederken, kendi duruşunu daha pragmatik ve devlet aklına uygun bir vatanseverlik olarak sunmayı hedefler.
Mesut Yılmaz’ın siyasi kariyeriyle özdeşleşmiş bir kavramdır. “Kağıttepe“, “İşsizlerimiz kadınlaştırıldı”, “Allah’ı size emanet ediyorum“, “Çekin milletin elinden cebinizi” gibi çok sayıda dil sürçmesi, siyasi hayatı boyunca “gaf” olarak nitelendirilmiş ve sık sık gündem olmuştur. Bu gaflar, onun teknokrat ve mesafeli imajını pekiştirmiş, halktan kopuk olduğu yönündeki eleştirilere malzeme vermiştir. Söylem analizinde bu gaflar, sadece komik […]
1995 genel seçimleri öncesinde, en büyük rakibi Tansu Çiller’e yönelik sarf ettiği, siyasi polemik dilinin en akılda kalıcı örneklerinden biridir. Bu ifade, basit bir seçim tahmininin ötesinde, rakibini siyaseten yok sayan, onun siyasi ömrünün tükendiğini iddia eden keskin ve kendinden emin bir meydan okumadır. Retorik olarak, seçmen nezdinde Çiller’in iktidar alternatifi olamayacağı algısını yaratmayı ve […]
Kamuoyunda bir konuyu veya iddiayı önemsizleştirmek, ciddiye almadığını belirtmek için kullanılan argo bir ifadedir. Yılmaz’ın bu ifadeyi hangi bağlamda kullandığına dair spesifik bir veri olmasa da, onun zaman zaman başvurduğu polemikçi ve küçümseyici dilin bir parçası olarak değerlendirilebilir. Bu tür ifadeler, rakibin argümanlarını içerik olarak çürütmek yerine, onları toptan değersizleştirerek psikolojik bir üstünlük kurmayı hedefler. […]