Siyasi rakiplerin veya muhaliflerin yaptığı bir açıklamayı veya eylemi, ahlaki olarak tamamen yanlış ve yüzsüzce yapılmış olarak nitelemek için kullanılan bir söz kalıbıdır. Bu ifade, eleştirinin odağını politik bir yanlıştan, ahlaki bir eksikliğe ve karaktere yönelik bir saldırıya kaydırır. Karşı tarafı sadece hatalı olmakla değil, aynı zamanda bu hatayı bile bile, utanma duygusundan yoksun bir şekilde yapmakla suçlar. Bu, cepheleşmeci ve ahlakçı bir retorik aracıdır.
Bir işin geri dönülemez bir şekilde sonuçlandığını, muhaliflerin itirazlarının ve çabalarının artık beyhude olduğunu ifade etmek için kullanılan bir deyimdir. Erdoğan, bu ifadeyi özellikle 2017 Anayasa Referandumu gibi başa baş geçen ve sonucu tartışmalı olan siyasi süreçlerin ardından, zaferi tescil etmek ve meşruiyet tartışmalarını sonlandırmak amacıyla kullanmıştır. Bu kullanım, siyasi süreci bir uzlaşı ve diyalog […]
AK Parti’nin seçim kampanyalarında ve siyasi söyleminde sürekliliği, kararlılığı ve icraatlarının devam edeceği mesajını vermek için kullandığı en bilinen sloganlardan biridir. Bu ifade, elde edilen başarılara rağmen rehavete kapılmadan, “Yeni Türkiye” ve “Türkiye Yüzyılı” gibi daha büyük hedeflere doğru ilerleme azmini vurgular. Slogan, seçmene bir istikrar vaadi sunarken, aynı zamanda muhalefetin iktidara gelmesinin bu ilerleyişi […]
10 Mart 2006’da Mersin’de bir çiftçinin ekonomik sıkıntılarını dile getirmesi üzerine Erdoğan’ın verdiği “Ananı da al git buradan!” tepkisidir. Bu ifade, Erdoğan’ın siyasi kariyerindeki en çok hatırlanan ve en çok eleştirilen anlardan biridir. Retorik olarak, liderin “Kasımpaşalı” olarak kodlanan, filtresiz, anlık ve cepheleşmeci üslubunun en ham halini temsil eder. Siyasi muhalifleri tarafından, halkın sorunlarına karşı […]