Bir kişinin veya grubun eylemlerinin, söylediği şeyin veya sahip olduğu unvanın sahte, asılsız ve boş olduğunu iddia etmek için kullanılan bir sıfattır. “Sözde sanatçı,” “sözde aydın,” “sözde siyasetçi” gibi kullanımlarla, karşı tarafı sadece eleştirmekle kalmaz, aynı zamanda onların varlık nedenini ve meşruiyetini sorgular. Bu, sert, aşağılayıcı ve cepheleşmeci bir retorik aracıdır. Bu ifade, muhatabı ahlaki ve entelektüel olarak değersizleştirerek, onun siyasi itirazlarını peşinen yok sayar ve popülist “Biz ve Onlar” ayrımını derinleştirir.
Özellikle 2017 Anayasa Referandumu sürecinde, Türk bakanların Almanya ve Hollanda’daki kampanya etkinliklerinin engellenmesine tepki olarak bu ülkelerin hükümetlerini ve uygulamalarını nitelemek için kullanılan son derece ağır bir suçlamadır. Bu benzetme, Avrupa ülkelerinin ifade özgürlüğü ve demokrasi konusundaki iddialarını en ağır tarihsel referansla (Nazizm) vurarak çifte standartlı ve baskıcı olduklarını iddia eder. Bu, diplomatik dilin çok […]
“Mesele” kelimesinin, ortadaki ‘e‘ sesinin üzerine vurgu yapılarak ve uzatılarak telaffuz edilen şeklidir. Bu telaffuz biçimi, sıradan bir konudan değil, çok daha derin, temel ve hayati bir problemden bahsedildiğini vurgulamak için kullanılır. Konuşma sırasında “mes’ele” kelimesine yapılan bu özel vurgu, dinleyicinin dikkatini çekmeyi, konunun önemini ve ciddiyetini artırmayı ve liderin o konuya atfettiği ağırlığı göstermeyi […]
Siyasi muhalefeti, iradelerini ve kontrollerini “küresel güç odaklarına” veya “LGBT‘ci” çevrelere teslim etmekle suçlayan, argo ve aşağılayıcı bir deyimdir. “Uçkur,” namus ve ahlakla ilgili güçlü kültürel çağrışımlara sahip bir kelimedir. Bu deyimin kullanımı, muhalefetin siyasi pozisyonunu rasyonel bir tercih olarak değil, ahlaki bir zafiyet ve irade kaybı olarak çerçeveler. Bu, siyasi rakibi hem gayrimilli (iradesini […]