Erdoğan’ın miting konuşmalarında ve kamuya açık hitaplarında, siyasi rakiplerine, muhalif gruplara veya eleştirdiği dış ülkelere seslenirken kullandığı en karakteristik nida (ünlem) biçimidir. “Eyy Kılıçdaroğlu!“, “Eyy Almanya!”, “Eyy Amerika!” gibi kullanımlar, bir meydan okuma, bir hesaba çekme ve bir üstünlük ilanıdır. Bu nida, muhatabı doğrudan karşıya alarak onu dinleyici kitlesinin önünde yargılar. Ses tonu ve vurguyla birleştiğinde, retorik bir gerilim yaratır ve ardından gelecek olan suçlama veya eleştiri için bir zemin hazırlar. Bu, Erdoğan’ın cepheleşmeci ve özgüvenli lider imajını pekiştiren en önemli retorik imzalarından biridir.
“Mesele” kelimesinin, ortadaki ‘e‘ sesinin üzerine vurgu yapılarak ve uzatılarak telaffuz edilen şeklidir. Bu telaffuz biçimi, sıradan bir konudan değil, çok daha derin, temel ve hayati bir problemden bahsedildiğini vurgulamak için kullanılır. Konuşma sırasında “mes’ele” kelimesine yapılan bu özel vurgu, dinleyicinin dikkatini çekmeyi, konunun önemini ve ciddiyetini artırmayı ve liderin o konuya atfettiği ağırlığı göstermeyi […]
Siyasi mücadelede sergilenebilecek iki zıt tavrı tanımlamak için kullanılan karşılaştırmalı bir ifadedir. Bu kullanımda “adam gibi” olmak, dürüst, sözünün eri, cesur ve onurlu bir duruşu temsil ederken (“Öleceksek adam gibi ölelim“), “madam gibi” olmak ise bu değerlerin tersini ima eder. İfade, erkeğe atfedilen olumlu özellikleri (“güvenilir,” “cesur“) yüceltirken, kadına yönelik örtük bir olumsuzlama içerir. Retorik […]
“Farz edelim ki,” “öyle olsa bile” anlamına gelen ve bir tartışmada karşı tarafın argümanını geçici olarak doğru kabul edip, buna rağmen kendi tezinin hala geçerli olduğunu göstermek için kullanılan bir bağlaçtır. “Velev ki dediğiniz doğru olsun, bizim yaptığımız yine de haktır” gibi bir kullanım, rakibin argümanını çürütmekle uğraşmak yerine, onu önemsizleştirerek baypas etme ve kendi […]