Siyasi muhalefeti, iradelerini ve kontrollerini “küresel güç odaklarına” veya “LGBT‘ci” çevrelere teslim etmekle suçlayan, argo ve aşağılayıcı bir deyimdir. “Uçkur,” namus ve ahlakla ilgili güçlü kültürel çağrışımlara sahip bir kelimedir. Bu deyimin kullanımı, muhalefetin siyasi pozisyonunu rasyonel bir tercih olarak değil, ahlaki bir zafiyet ve irade kaybı olarak çerçeveler. Bu, siyasi rakibi hem gayrimilli (iradesini dış güçlere teslim etmiş) hem de gayriahlaki (namusunu kaybetmiş) olarak kodlayan çift yönlü bir itibarsızlaştırma saldırısıdır.
Yine 17-25 Aralık sonrası Fethullah Gülen’i işaret etmek için kullanılan bir başka ifadedir. “Zat” kelimesi, saygıdan çok bir küçümseme, önemsizleştirme ve hatta şeytanileştirme iması taşır. Gülen’in ismini anmaktan imtina ederek, onu gayrişahsi ve meşruiyet dışı bir figür olarak kodlar. Bu ifade, “Pensilvanya” kullanımıyla birlikte, Gülen’i hem bir dış güçlerin piyonu hem de Türkiye’ye yönelik komploların […]
Özellikle 2017 Anayasa Referandumu sürecinde, Türk bakanların Almanya ve Hollanda’daki kampanya etkinliklerinin engellenmesine tepki olarak bu ülkelerin hükümetlerini ve uygulamalarını nitelemek için kullanılan son derece ağır bir suçlamadır. Bu benzetme, Avrupa ülkelerinin ifade özgürlüğü ve demokrasi konusundaki iddialarını en ağır tarihsel referansla (Nazizm) vurarak çifte standartlı ve baskıcı olduklarını iddia eder. Bu, diplomatik dilin çok […]
AK Parti’nin seçim kampanyalarında ve siyasi söyleminde sürekliliği, kararlılığı ve icraatlarının devam edeceği mesajını vermek için kullandığı en bilinen sloganlardan biridir. Bu ifade, elde edilen başarılara rağmen rehavete kapılmadan, “Yeni Türkiye” ve “Türkiye Yüzyılı” gibi daha büyük hedeflere doğru ilerleme azmini vurgular. Slogan, seçmene bir istikrar vaadi sunarken, aynı zamanda muhalefetin iktidara gelmesinin bu ilerleyişi […]