Genellikle sert bir eleştiri, radikal bir karar veya tavizsiz bir duruş sergilenmeden hemen önce kullanılan bir söz kalıbıdır. Görünüşte bir nezaket ifadesi gibi dursa da asıl işlevi, söylenecek olan sözün veya yapılacak olan eylemin ne kadar sert olursa olsun meşru ve gerekli olduğunu, bu konuda geri adım atılmayacağını ve karşı tarafın hislerinin veya itirazlarının bir önem taşımadığını peşinen ilan etmektir. Bu ifade, bir özür dileme değil, aksine kararlılığı ve uzlaşmazlığı vurgulayan bir retorik güç gösterisidir.
Ana muhalefet partisi CHP‘nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘na yönelik sistematik olarak kullanılan bir hitap biçimidir. Bu kullanım, çok katmanlı bir retorik işleve sahiptir. İlk olarak, “Sayın Genel Başkan” gibi resmi unvanlar yerine “Bay” kelimesinin tercih edilmesi, muhatabı siyasi olarak önemsizleştirme ve statüsünü düşürme amacı taşır. İkinci olarak, “Bay” kelimesinin Türkçedeki “Bey” hitabına kıyasla daha […]
Bir konuda en ileri düzeyde, en yetkin veya en aşırı noktada olmayı ifade eden bir deyimdir. Erdoğan bu ifadeyi, genellikle siyasi rakiplerinin veya muhaliflerinin kendisini eleştirdiği bir konuda, aslında o konunun “en önde gideninin,” “en âlâsının” kendisi olduğunu iddia etmek için kullanır. Örneğin, çevrecilik eleştirilerine karşı “çevreciliğin daniskasını biz yaptık” gibi bir kullanım, eleştiriyi boşa […]
29 Ocak 2009’da Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu panelinde, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in Gazze saldırılarını yüksek sesle savunmasının ardından, Erdoğan’ın konuşma süresinin kısıtlanmasına tepki olarak moderatör David Ignatius’a yönelik sarf ettiği ve paneli terk etmesiyle sonuçlanan olayın simgesel ifadesidir. Bu çıkış hem iç hem de dış politikada derin yankılar uyandırmıştır. Dış politikada, Türkiye’nin geleneksel edilgen ve […]