Genellikle sert bir eleştiri, radikal bir karar veya tavizsiz bir duruş sergilenmeden hemen önce kullanılan bir söz kalıbıdır. Görünüşte bir nezaket ifadesi gibi dursa da asıl işlevi, söylenecek olan sözün veya yapılacak olan eylemin ne kadar sert olursa olsun meşru ve gerekli olduğunu, bu konuda geri adım atılmayacağını ve karşı tarafın hislerinin veya itirazlarının bir önem taşımadığını peşinen ilan etmektir. Bu ifade, bir özür dileme değil, aksine kararlılığı ve uzlaşmazlığı vurgulayan bir retorik güç gösterisidir.
Siyasi muhalefeti, iradelerini ve kontrollerini “küresel güç odaklarına” veya “LGBT‘ci” çevrelere teslim etmekle suçlayan, argo ve aşağılayıcı bir deyimdir. “Uçkur,” namus ve ahlakla ilgili güçlü kültürel çağrışımlara sahip bir kelimedir. Bu deyimin kullanımı, muhalefetin siyasi pozisyonunu rasyonel bir tercih olarak değil, ahlaki bir zafiyet ve irade kaybı olarak çerçeveler. Bu, siyasi rakibi hem gayrimilli (iradesini […]
Cumhuriyetin ilk yıllarını, özellikle İsmet İnönü dönemindeki tek partili CHP yönetimini, baskıcı, anti-demokratik ve halkın değerlerine yabancı bir “faşizm” dönemi olarak nitelemek için kullanılan bir ifadedir. Bu söylem, AK Parti’nin kendi iktidarını, o “karanlık” dönemin bir reddi ve gerçek demokrasinin başlangıcı olarak konumlandırmasını sağlar. Tarihi, “milletin değerlerini temsil edenler” ile “halka tepeden bakan, milleti istismar […]
Eleştirilen veya hasım olarak görülen bir kişinin ismini anmaktan kaçınarak onu işaret etmek için kullanılan, küçümseyici ve mesafeli bir ifadedir. Bu kullanım, muhatabı gayrişahsi hale getirir ve onu meşru bir siyasi aktör olarak görmediğini ima eder. Fethullah Gülen (“Pensilvanya’daki zat” gibi) veya Kemal Kılıçdaroğlu gibi siyasi rakipler için kullanılabilir. Bu, karşı tarafı itibarsızlaştıran ve onunla […]