Demokrasinin ve “milli iradenin” tecelli ettiği nihai ve en meşru yer olarak kabul edilen simgesel bir kavramdır. Erdoğan’ın söyleminde “sandık,” her türlü siyasi tartışmayı sonlandıran, gücün tek meşru kaynağı olan nihai hakemdir. “Hesabı sandıkta sorarız” veya “Millet kararını sandıkta verir” gibi ifadeler, siyasi mücadelenin meşru alanının sadece seçimler olduğunu, sokak protestoları veya diğer muhalefet biçimlerinin ise gayrimeşru olduğunu ima eder. Bu, çoğunlukçu demokrasi anlayışının bir yansımasıdır; sandıktan çıkan sonuç, tartışılmaz bir zafer olarak kabul edilir ve yönetime mutlak bir yetki verir.
Dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin, Türkiye Ekonomi Modeli’ni açıklarken kullandığı ve ekonomi yönetiminin rasyonel verilerden çok, iyimser bir inanca dayandığı yönündeki eleştirilerin sembolü haline gelen ifadedir. Erdoğan, bu ifadeyi doğrudan kullanmasa da ekonomiyle ilgili yaptığı benzer iyimser ve güvence veren açıklamalar bu söylemle birlikte anılır. Rasyonel ekonomik eleştirileri “karamsarlık” ve “dış güçlerin oyunu” […]
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinin (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa) veto hakkına sahip olduğu mevcut küresel düzenin adaletsizliğini ve temsildeki yetersizliğini eleştiren, Erdoğan’ın dış politika vizyonunun temel sloganıdır. Bu ifade, ilk kez 2013 yılında kullanılmış ve o zamandan beri Erdoğan’ın en güçlü ve en çok bilinen söylemlerinden biri haline gelmiştir. Sloganın birden […]
2008 Küresel Finans Krizi sırasında, krizin Türkiye ekonomisine büyük bir zarar vermeyeceğini, sadece hafifçe dokunup geçeceğini iddia etmek için kullanılan bir metafordur. “Kriz bizi teğet geçecek” ifadesi, o dönemde hükümetin krize karşı özgüvenini ve ekonominin sağlam olduğu mesajını vermek için kullanılmıştır. Ancak krizin etkileri hissedildikçe, bu ifade muhalefet tarafından hükümetin ekonomik gerçeklerden kopuk olduğunun ve […]