Geleneksel ve ortodoks ekonomi teorisinin tam tersine, faizin enflasyonun sebebi olduğunu savunan, Erdoğan’ın ekonomi politikalarının temel dayanağı olan bir formüldür. Bu ifade, sadece bir ekonomi tezi değil, aynı zamanda siyasi bir meydan okumadır. Bu formülü savunarak, kendisini yerleşik ekonomik sisteme ve “faiz lobisine” karşı duran, milletin çıkarına çalışan ve cesur kararlar alan lider olarak konumlandırır. Bu, hem bir yönetişim anlayışının hem de komplo anlatılarının temelini oluşturan en net formülasyonlardan biridir.
Halkın seçimler yoluyla tecelli eden egemenlik hakkını ve siyasi tercihini ifade eden bir kavramdır. Erdoğan’ın söyleminde “milli irade,” demokrasinin en kutsal ve dokunulmaz ilkesidir. Ancak bu kavram, çoğunlukçu bir demokrasi anlayışıyla yorumlanır. Yani, sandıktan çıkan sonuç, milli iradenin mutlak ve tartışılmaz kararı olarak kabul edilir ve bu kararın denetlenmesi veya sınırlandırılması (örneğin yargı veya diğer […]
Bürokratik ve resmi dilden siyasi hitabete geçen, “konusunda,” “hakkında,” “ile ilgili olarak” gibi edatların yerine kullanılan bir kelimedir. “Bu yasanın uygulanması noktasında bazı sıkıntılar var” gibi bir kullanım, konuşmaya resmi ve teknik bir hava katar. Erdoğan’ın uzun ve hazırlıksız konuşmalarında, düşüncelerini toparlamak, cümleyi akıcı bir şekilde devam ettirmek ve duraksamadan konuşmayı sürdürmek için bir tür […]
Türk mitolojisinde fethedilmesi hedeflenen, ulaşıldıkça daha ileriye taşınan bir ülküyü simgeleyen “Kızılelma“, Erdoğan’ın söyleminde modern Türkiye için yeniden formüle edilmiştir. Bu kavram, bir yandan “Türkiye Yüzyılı” gibi soyut ve büyük bir ulusal hedefi, diğer yandan Bayraktar Kızılelma insansız savaş uçağı gibi somut teknolojik başarıları ifade eder. Bu çift anlamlı kullanım, Türkiye’nin hem manevi hedefleri olan […]