2008 Küresel Finans Krizi sırasında, krizin Türkiye ekonomisine büyük bir zarar vermeyeceğini, sadece hafifçe dokunup geçeceğini iddia etmek için kullanılan bir metafordur. “Kriz bizi teğet geçecek” ifadesi, o dönemde hükümetin krize karşı özgüvenini ve ekonominin sağlam olduğu mesajını vermek için kullanılmıştır. Ancak krizin etkileri hissedildikçe, bu ifade muhalefet tarafından hükümetin ekonomik gerçeklerden kopuk olduğunun ve krizi küçümsediğinin bir kanıtı olarak sıkça eleştirilmiştir. Siyasi hafızada, ekonomik öngörülerdeki iyimserliğin sembolü haline gelmiştir.
Genellikle bir konuşmanın başında veya ortasında, geçmişteki olumsuz durumlarla bugünkü başarıları kıyaslamak için kullanılan bir geçiş ifadesidir. “Türkiye’nin 20 yıl önce geldiği noktayı hatırlayın…” gibi kullanımlarla, iktidarının ülkeyi ne kadar ileriye taşıdığını vurgular. Bu, siyasi rakiplerin eleştirilerini, geçmişteki kendi başarısızlıklarıyla kıyaslayarak etkisizleştiren ve kendi icraatlarını tartışılmaz bir başarı hikayesi olarak sunan bir retorik tekniktir. Bu, […]
Popüler olmayan veya riskli bir karar alındığında, bu kararın olası olumsuz sonuçlarının ve seçmen nezdindeki maliyetinin sorumluluğunu üstlendiğini belirtmek için kullanılan ifade. “Gerekirse siyasi bedelini biz öderiz” şeklindeki kullanım, kararlılık, cesaret ve “milletin çıkarı için” popüler olmayan adımları atmaktan çekinmeme imajı çizer. Bu, liderin günübirlik siyasi çıkarlar yerine, devletin uzun vadeli çıkarlarını gözettiği iddiasını güçlendiren […]
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinin (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa) veto hakkına sahip olduğu mevcut küresel düzenin adaletsizliğini ve temsildeki yetersizliğini eleştiren, Erdoğan’ın dış politika vizyonunun temel sloganıdır. Bu ifade, ilk kez 2013 yılında kullanılmış ve o zamandan beri Erdoğan’ın en güçlü ve en çok bilinen söylemlerinden biri haline gelmiştir. Sloganın birden […]