“Farz edelim ki,” “öyle olsa bile” anlamına gelen ve bir tartışmada karşı tarafın argümanını geçici olarak doğru kabul edip, buna rağmen kendi tezinin hala geçerli olduğunu göstermek için kullanılan bir bağlaçtır. “Velev ki dediğiniz doğru olsun, bizim yaptığımız yine de haktır” gibi bir kullanım, rakibin argümanını çürütmekle uğraşmak yerine, onu önemsizleştirerek baypas etme ve kendi pozisyonunun ahlaki veya siyasi üstünlüğünü koruma amacı güder. Bu, tartışmada geri adım atmadan üstünlüğü sürdürmeyi sağlayan bir retorik tekniktir.
29 Ocak 2009’da Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu panelinde, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in Gazze saldırılarını yüksek sesle savunmasının ardından, Erdoğan’ın konuşma süresinin kısıtlanmasına tepki olarak moderatör David Ignatius’a yönelik sarf ettiği ve paneli terk etmesiyle sonuçlanan olayın simgesel ifadesidir. Bu çıkış hem iç hem de dış politikada derin yankılar uyandırmıştır. Dış politikada, Türkiye’nin geleneksel edilgen ve […]
Eleştirilen veya hasım olarak görülen bir kişinin ismini anmaktan kaçınarak onu işaret etmek için kullanılan, küçümseyici ve mesafeli bir ifadedir. Bu kullanım, muhatabı gayrişahsi hale getirir ve onu meşru bir siyasi aktör olarak görmediğini ima eder. Fethullah Gülen (“Pensilvanya’daki zat” gibi) veya Kemal Kılıçdaroğlu gibi siyasi rakipler için kullanılabilir. Bu, karşı tarafı itibarsızlaştıran ve onunla […]
Ana muhalefet partisi CHP‘nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘na yönelik sistematik olarak kullanılan bir hitap biçimidir. Bu kullanım, çok katmanlı bir retorik işleve sahiptir. İlk olarak, “Sayın Genel Başkan” gibi resmi unvanlar yerine “Bay” kelimesinin tercih edilmesi, muhatabı siyasi olarak önemsizleştirme ve statüsünü düşürme amacı taşır. İkinci olarak, “Bay” kelimesinin Türkçedeki “Bey” hitabına kıyasla daha […]