“Milli” kelimesiyle birlikte bir ikili oluşturan ve bir ürünün, bir düşüncenin veya bir politikanın bu topraklara ait, bu milletin kendi imkan ve kabiliyetleriyle üretilmiş olduğunu vurgulayan bir sıfattır. “Yerli ve milli otomobil,” “yerli ve milli savunma sanayii” gibi kullanımlar, dışa bağımlılıktan kurtulma ve kendi kendine yetebilme idealini yansıtır. “Yerli” olan, otantik, güvenilir ve desteklenmesi gereken olarak sunulurken, “ithal” veya “yabancı” olan ise şüpheyle karşılanır. Bu, ekonomik milliyetçiliği ve ulusal gururu harekete geçiren, popülist “Biz ve Onlar” ayrımının ekonomik alandaki bir yansımasıdır.
Siyasi söylemde, ortalama bir Avrupalı veya Batılı vatandaşı temsil etmek için kullanılan sembolik bir isimdir. Bu kullanım, “Helga”yı, “Ayşe,” “Fatma,” “Hasan,” “Hüseyin” gibi tipik Türk isimlerinin karşısına koyarak güçlü bir “Biz ve Onlar” ayrımı yaratır. “Helga hızlı trene binecek de Ayşem, Fatmam neden binemesin?” örneğinde olduğu gibi, bu retorik, geçmişte modernliğin, yüksek teknolojinin ve refahın […]
Siyasi rakipleri, özellikle muhalefet partilerini, LGBT (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans) haklarını savunmaları üzerinden olumsuz bir şekilde etiketlemek ve kriminalize etmek için kullanılan pejoratif bir ifadedir. Bu kullanım, muhalefet partilerini “milletin kutsal aile yapısına” karşı, dış kaynaklı ve ahlak dışı bir gündemin taşıyıcısı olarak çerçeveler. “AK Parti’ye LGBT sızabilir mi?” gibi retorik sorularla, kendi partisini ve […]
Fransızca “mon cher” (azizim, dostum) ifadesinden gelen ve Türk siyasi dilinde, özellikle Dışişleri Bakanlığı’ndaki eski tip, Batılılaşmış, elitist ve halkın değerlerinden kopuk diplomatları ve bürokratları aşağılamak için kullanılan bir terimdir. Erdoğan bu ifadeyi, kendi “yerli ve milli” dış politika anlayışını, eski Türkiye’nin “vesayetçi” ve “halktan kopuk” elitlerinin anlayışından ayırmak için kullanır. “Monşer” olarak etiketlenen figürler, […]