Fransızca “mon cher” (azizim, dostum) ifadesinden gelen ve Türk siyasi dilinde, özellikle Dışişleri Bakanlığı’ndaki eski tip, Batılılaşmış, elitist ve halkın değerlerinden kopuk diplomatları ve bürokratları aşağılamak için kullanılan bir terimdir. Erdoğan bu ifadeyi, kendi “yerli ve milli” dış politika anlayışını, eski Türkiye’nin “vesayetçi” ve “halktan kopuk” elitlerinin anlayışından ayırmak için kullanır. “Monşer” olarak etiketlenen figürler, milletin çıkarlarını değil, Batılı başkentlerin çıkarlarını gözeten, halkı tanımayan ve küçümseyen kişiler olarak resmedilir. Bu, popülist “halk” ve “elit” karşıtlığının bürokrasiye ve dış politikaya yansıtılmasıdır.
Aslen Cengiz Aytmatov’un “Gün Olur Asra Bedel” romanındaki, hafızasını ve kimliğini yitirerek efendisine köle olan karakterden alınmış bir hakaret ifadesidir. Erdoğan bu terimi, kendi milletine ve değerlerine yabancılaştığını, “üst aklın” veya dış güçlerin kontrolüne girdiğini düşündüğü aydınlar, siyasetçiler veya muhalifler için kullanır. “Monşer“den daha ağır bir ithamdır; zira sadece elitist olmakla değil, aynı zamanda köklerinden […]
“Yerli” kelimesiyle birlikte sıkça kullanılan ve bir şeyin Türkiye’nin ulusal kimliğine, çıkarlarına, kültürüne ve değerlerine ait ve uygun olduğunu belirten bir sıfattır. “Milli irade,” “milli duruş,” “milli ve yerli üretim” gibi tamlamalarda kullanılır. “Milli” olan, meşru, doğru ve desteklenmesi gereken olarak kodlanırken, “milli olmayan” ise yabancı, şüpheli ve potansiyel olarak tehlikeli olarak ima edilir. Bu […]
Bir kişi veya grubun temel düşünce yapısını, dünyaya bakış açısını ve davranış kalıplarını ifade eden bir kelimedir. Erdoğan’ın söyleminde “zihniyet,” genellikle siyasi rakiplerini ve eski Türkiye’nin elitlerini tanımlamak için olumsuz bir anlamda kullanılır. “CHP zihniyeti,” “yasakçı zihniyet,” “vesayetçi zihniyet” gibi kullanımlar, sorunun sadece belirli politikalar veya kişiler olmadığını, köklü, değişmesi zor ve hastalıklı bir düşünce […]