“Milli” kelimesiyle birlikte bir ikili oluşturan ve bir ürünün, bir düşüncenin veya bir politikanın bu topraklara ait, bu milletin kendi imkan ve kabiliyetleriyle üretilmiş olduğunu vurgulayan bir sıfattır. “Yerli ve milli otomobil,” “yerli ve milli savunma sanayii” gibi kullanımlar, dışa bağımlılıktan kurtulma ve kendi kendine yetebilme idealini yansıtır. “Yerli” olan, otantik, güvenilir ve desteklenmesi gereken olarak sunulurken, “ithal” veya “yabancı” olan ise şüpheyle karşılanır. Bu, ekonomik milliyetçiliği ve ulusal gururu harekete geçiren, popülist “Biz ve Onlar” ayrımının ekonomik alandaki bir yansımasıdır.
Toplumun genel görüş ve davranış kalıplarının dışında kalan, aşırı ve aykırı olarak görülen grupları veya fikirleri tanımlamak için kullanılan bir sıfattır. Özellikle Gezi Parkı protestoları sırasında, eylemcileri “halkın genelini temsil etmeyen üç-beş marjinal grup” olarak nitelemek için kullanılmıştır. Bu, toplumsal muhalefeti, meşru bir tepki olmaktan çıkarıp, toplumun değerlerine yabancı, küçük ve önemsiz bir azınlığın işi […]
Aslen Cengiz Aytmatov’un “Gün Olur Asra Bedel” romanındaki, hafızasını ve kimliğini yitirerek efendisine köle olan karakterden alınmış bir hakaret ifadesidir. Erdoğan bu terimi, kendi milletine ve değerlerine yabancılaştığını, “üst aklın” veya dış güçlerin kontrolüne girdiğini düşündüğü aydınlar, siyasetçiler veya muhalifler için kullanır. “Monşer“den daha ağır bir ithamdır; zira sadece elitist olmakla değil, aynı zamanda köklerinden […]
Erdoğan’ın siyasi kariyerinin başlarında, RP İstanbul İl Başkanı olduğu dönemde (1994) kullandığı bir ifadedir. “Hem laik, hem Müslüman olunmaz. İkisi bir arada olunca ters mıknatıslanma yapar” sözleriyle, laiklik ile Müslüman kimliğinin bir arada bulunamayacak, birbirini iten iki zıt kutup olduğunu iddia etmiştir. Bu ifade, daha sonra “Milli Görüş gömleğini çıkardığı” dönemdeki muhafazakâr demokrat kimliğiyle tam […]