Aslen Cengiz Aytmatov’un “Gün Olur Asra Bedel” romanındaki, hafızasını ve kimliğini yitirerek efendisine köle olan karakterden alınmış bir hakaret ifadesidir. Erdoğan bu terimi, kendi milletine ve değerlerine yabancılaştığını, “üst aklın” veya dış güçlerin kontrolüne girdiğini düşündüğü aydınlar, siyasetçiler veya muhalifler için kullanır. “Monşer“den daha ağır bir ithamdır; zira sadece elitist olmakla değil, aynı zamanda köklerinden kopmuş bir “hain” olmakla suçlar. Bu, “Biz ve Onlar” ayrımını en keskin şekilde ortaya koyan terimlerden biridir.
“Milli iradenin,” yani seçimle iş başına gelmiş sivil hükümetin üzerinde, anayasal ve demokratik olmayan yollarla güç kullanan kurum ve odakları tanımlamak için kullanılan bir terimdir. AK Parti’nin ilk iktidar dönemlerindeki söyleminin merkezinde yer alan bu kavram, özellikle ordu, yüksek yargı ve Cumhurbaşkanlığı gibi kurumların oluşturduğu “askeri-bürokratik vesayeti” hedef almıştır. AK Parti, iktidarını “vesayetle mücadele” ve […]
Siyasi söylemde, ortalama bir Avrupalı veya Batılı vatandaşı temsil etmek için kullanılan sembolik bir isimdir. Bu kullanım, “Helga”yı, “Ayşe,” “Fatma,” “Hasan,” “Hüseyin” gibi tipik Türk isimlerinin karşısına koyarak güçlü bir “Biz ve Onlar” ayrımı yaratır. “Helga hızlı trene binecek de Ayşem, Fatmam neden binemesin?” örneğinde olduğu gibi, bu retorik, geçmişte modernliğin, yüksek teknolojinin ve refahın […]
Hükümet karşıtı protestolara katılanların, belirli bir konuda eleştiri yöneltenlerin veya marjinal olduğu düşünülen grupların sayısını küçümsemek ve onların halkın genelini temsil etmediğini vurgulamak için kullanılan bir azımsama ifadesidir. “Üç-beş çapulcu,” “üç-beş ağaç için” gibi kullanımlar, eylemin veya talebin toplumsal bir karşılığı olmadığını, önemsiz bir azınlığın işi olduğunu ima eder. Bu, muhalif hareketlerin kitleselliğini ve meşruiyetini […]