Bir kişi veya grubun temel düşünce yapısını, dünyaya bakış açısını ve davranış kalıplarını ifade eden bir kelimedir. Erdoğan’ın söyleminde “zihniyet,” genellikle siyasi rakiplerini ve eski Türkiye’nin elitlerini tanımlamak için olumsuz bir anlamda kullanılır. “CHP zihniyeti,” “yasakçı zihniyet,” “vesayetçi zihniyet” gibi kullanımlar, sorunun sadece belirli politikalar veya kişiler olmadığını, köklü, değişmesi zor ve hastalıklı bir düşünce yapısı olduğunu ima eder. Bu, siyasi mücadeleyi bir “zihniyetler savaşı” olarak çerçeveler ve kendi siyasi projesini, bu eski ve köhne zihniyeti tarihe gömecek bir devrim olarak sunar.
Erdoğan’ın İstanbul’da doğup büyüdüğü semt olan Kasımpaşa’ya referansla, onun siyasi kimliğinin ve karakterinin bir parçasını tanımlayan bir sıfattır. Bu kimlik, “halkın içinden gelme,” sözünü sakınmayan, cesur, gerektiğinde kavgadan çekinmeyen ve “delikanlı” tavrıyla haksızlığa karşı çıkan bir lider imajını içerir. “Kasımpaşalılık,” Erdoğan’ın eğitimli, bürokratik ve “elitist” olarak kodlanan siyasi rakiplerinden ayrışmasını sağlar. “Ananı da al git” […]
Siyasi rakipleri, özellikle muhalefet partilerini, LGBT (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans) haklarını savunmaları üzerinden olumsuz bir şekilde etiketlemek ve kriminalize etmek için kullanılan pejoratif bir ifadedir. Bu kullanım, muhalefet partilerini “milletin kutsal aile yapısına” karşı, dış kaynaklı ve ahlak dışı bir gündemin taşıyıcısı olarak çerçeveler. “AK Parti’ye LGBT sızabilir mi?” gibi retorik sorularla, kendi partisini ve […]
İlk olarak 2013 Gezi Parkı protestoları sırasında protestocuları tanımlamak için kullanılan, aşağılayıcı ve küçümseyici bir ifadedir. Bu terimle, protestocuların meşru talepleri olan vatandaşlar değil, düzene ve kamu malına zarar veren, yağmacı ve başıboş bir güruh olduğu ima edilmiştir. “Çapulcu” kelimesinin kullanımı, toplumsal bir muhalefet hareketini kriminalize etme ve siyasi taleplerini itibarsızlaştırma stratejisinin bir parçasıdır. Protestocuların […]