Değişime direnen, eski Türkiye’nin alışkanlıklarını ve kurumlarını temsil eden yerleşik düzeni ifade eder. Erdoğan’ın söyleminde “statüko,” AK Parti’nin reformlarına ve “Yeni Türkiye” inşasına karşı çıkan “vesayet odakları” ile eş anlamlıdır. Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçim zaferleri, “statükonun kaybettiği” ve “vesayetin en büyük mağlubiyetini yaşadığı” anlar olarak çerçevelenir. Bu, AK Parti’nin siyasetini sürekli bir devrimci değişim ve ilerleme olarak, muhalefeti ise gerici ve statükocu bir güç olarak konumlandıran popülist bir ikilem yaratır.
Halkın seçimler yoluyla tecelli eden egemenlik hakkını ve siyasi tercihini ifade eden bir kavramdır. Erdoğan’ın söyleminde “milli irade,” demokrasinin en kutsal ve dokunulmaz ilkesidir. Ancak bu kavram, çoğunlukçu bir demokrasi anlayışıyla yorumlanır. Yani, sandıktan çıkan sonuç, milli iradenin mutlak ve tartışılmaz kararı olarak kabul edilir ve bu kararın denetlenmesi veya sınırlandırılması (örneğin yargı veya diğer […]
Erdoğan’ın kendi siyasi kariyerini ve AK Parti iktidar dönemlerini, geleneksel esnaf loncalarındaki (Ahilik) hiyerarşiye benzer bir şekilde aşamalara ayıran bir metafordur. Bu anlatıya göre, 2002-2007 arası “çıraklık,” 2007-2011 arası “kalfalık” ve 2011 sonrası ise “ustalık” dönemidir. Erdoğan, daha sonra “baş ustalık için icazet” istediğini de belirtmiştir. Bu metafor birkaç önemli işleve sahiptir: Birincisi, iktidarın zaman […]
AK Parti’nin kuruluş felsefesini ve siyasi kimliğinin başlangıcını tanımlayan temel bir metafordur. “Milli Görüş gömleğini çıkardık” ifadesi, Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının AK Parti’yi kurarken, Necmettin Erbakan liderliğindeki Milli Görüş hareketinin daha katı ve geleneksel İslamcı çizgisinden ayrıldıklarını; daha kapsayıcı, reformist ve merkeze yakın bir siyaset anlayışı benimsediklerini ilan etmek için kullanılmıştır. Bu “gömlek çıkarma” […]