Siyasi muhalefeti, iradelerini ve kontrollerini “küresel güç odaklarına” veya “LGBT‘ci” çevrelere teslim etmekle suçlayan, argo ve aşağılayıcı bir deyimdir. “Uçkur,” namus ve ahlakla ilgili güçlü kültürel çağrışımlara sahip bir kelimedir. Bu deyimin kullanımı, muhalefetin siyasi pozisyonunu rasyonel bir tercih olarak değil, ahlaki bir zafiyet ve irade kaybı olarak çerçeveler. Bu, siyasi rakibi hem gayrimilli (iradesini dış güçlere teslim etmiş) hem de gayriahlaki (namusunu kaybetmiş) olarak kodlayan çift yönlü bir itibarsızlaştırma saldırısıdır.
Bir kişinin veya grubun eylemlerinin, söylediği şeyin veya sahip olduğu unvanın sahte, asılsız ve boş olduğunu iddia etmek için kullanılan bir sıfattır. “Sözde sanatçı,” “sözde aydın,” “sözde siyasetçi” gibi kullanımlarla, karşı tarafı sadece eleştirmekle kalmaz, aynı zamanda onların varlık nedenini ve meşruiyetini sorgular. Bu, sert, aşağılayıcı ve cepheleşmeci bir retorik aracıdır. Bu ifade, muhatabı ahlaki […]
Erdoğan’ın miting konuşmalarında ve kamuya açık hitaplarında, siyasi rakiplerine, muhalif gruplara veya eleştirdiği dış ülkelere seslenirken kullandığı en karakteristik nida (ünlem) biçimidir. “Eyy Kılıçdaroğlu!“, “Eyy Almanya!”, “Eyy Amerika!” gibi kullanımlar, bir meydan okuma, bir hesaba çekme ve bir üstünlük ilanıdır. Bu nida, muhatabı doğrudan karşıya alarak onu dinleyici kitlesinin önünde yargılar. Ses tonu ve vurguyla […]
Bir konuda en ileri düzeyde, en yetkin veya en aşırı noktada olmayı ifade eden bir deyimdir. Erdoğan bu ifadeyi, genellikle siyasi rakiplerinin veya muhaliflerinin kendisini eleştirdiği bir konuda, aslında o konunun “en önde gideninin,” “en âlâsının” kendisi olduğunu iddia etmek için kullanır. Örneğin, çevrecilik eleştirilerine karşı “çevreciliğin daniskasını biz yaptık” gibi bir kullanım, eleştiriyi boşa […]