Bahçeli’nin, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve diğer muhalefet partilerinin, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ile olan siyasi ilişkilerini ve işbirliklerini tanımlamak için kullandığı, kendisinin türettiği pejoratif bir fiildir. “DEM’lenmek“, bu partilerin DEM Parti’nin siyasi çizgisine geldiğini, onun etkisi altına girdiğini ve “terörle arasına mesafe koyamadığını” ima eder. Bu ifade, rakip siyasi bloğu, “bölücülük” ve “terör” ile ilişkilendirerek gayrimeşrulaştırma stratejisinin bir parçasıdır. Kelime oyunu yoluyla (demlenmek: çayın demini alması gibi), bu etkinin yavaş yavaş ve derinden işlediği, partilerin kimyasını bozduğu mesajı verilir.
Özellikle parti içine veya Cumhur İttifakı’na yönelik olduğu düşünülen eleştirileri, komplo teorilerini ve ayrılıkçı çabaları tanımlamak için kullanılan İslami kökenli kavramlardır. Bahçeli, “fitne ve fesat hareketleri” diyerek, bu tür girişimlerin iyi niyetli eleştiriler olmadığını, aksine birliği ve dirliği bozmayı amaçlayan şeytani ve yıkıcı eylemler olduğunu ima eder. Bu kavramlar, eleştiriyi rasyonel bir zeminden çıkarıp, onu […]
Siyasi rakiplerinin, özellikle de liderlerinin, kendi fikirleriyle değil, başkalarının (genellikle “dış güçler” veya “fitne odakları“) telkinleriyle hareket ettiğini iddia etmek için kullanılan aşağılayıcı bir ifadedir. “Bunu da kiralık aklından çıkarma” diyerek, muhatabın iradesinin ve zekasının özgür olmadığını, başkaları tarafından yönlendirildiğini ima eder. Bu, rakibi bağımsız bir aktör olmaktan çıkarıp, bir piyon veya kukla konumuna indirger.
Bir kişi, kurum veya kararın hiçbir geçerliliğe, meşruiyete ve değere sahip olmadığını belirten nihai bir hükümdür. Bahçeli, bu ifadeyi meşruiyetini kaybettiğini düşündüğü siyasi rakipleri (örneğin CHP yönetimi) veya kurumlar için kullanarak, onları siyasi denklemin tamamen dışına ittiğini ilan eder. Bu, bir eleştiri veya reddetmenin ötesinde, muhatabın varlığını siyasi ve ahlaki olarak tanımadığını gösteren, son derece […]