Bahçeli’nin, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve diğer muhalefet partilerinin, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ile olan siyasi ilişkilerini ve işbirliklerini tanımlamak için kullandığı, kendisinin türettiği pejoratif bir fiildir. “DEM’lenmek“, bu partilerin DEM Parti’nin siyasi çizgisine geldiğini, onun etkisi altına girdiğini ve “terörle arasına mesafe koyamadığını” ima eder. Bu ifade, rakip siyasi bloğu, “bölücülük” ve “terör” ile ilişkilendirerek gayrimeşrulaştırma stratejisinin bir parçasıdır. Kelime oyunu yoluyla (demlenmek: çayın demini alması gibi), bu etkinin yavaş yavaş ve derinden işlediği, partilerin kimyasını bozduğu mesajı verilir.
Siyasi rakiplerinin, özellikle de liderlerinin, kendi fikirleriyle değil, başkalarının (genellikle “dış güçler” veya “fitne odakları“) telkinleriyle hareket ettiğini iddia etmek için kullanılan aşağılayıcı bir ifadedir. “Bunu da kiralık aklından çıkarma” diyerek, muhatabın iradesinin ve zekasının özgür olmadığını, başkaları tarafından yönlendirildiğini ima eder. Bu, rakibi bağımsız bir aktör olmaktan çıkarıp, bir piyon veya kukla konumuna indirger.
Türkiye’nin güçlenmesini ve bağımsız politikalar izlemesini istemeyen, genellikle Batılı ülkeler, uluslararası kuruluşlar ve küresel sermaye odaklarını ima eden bir ifadedir. Bu ifade, Türkiye’ye yönelik tehditlerin ve operasyonların arkasında organize, planlı ve kötü niyetli bir uluslararası ağ olduğu fikrini pekiştirir. “Dış mihraklar” ifadesinin daha güncel ve sofistike bir versiyonudur. Bu, iç siyasetteki sorunları ve terör gibi […]
Devlet Bahçeli’nin, 2018 seçimleri öncesinde Millet İttifakı’na karşı olarak türettiği ve muhalefet blokunu tanımlamak için kullandığı pejoratif bir isimdir. “Zillet“, Arapça kökenli olup “alçaklık, aşağılık, hor ve hakir olma” gibi son derece olumsuz anlamlar taşır. Bu ismi kullanarak Bahçeli, rakip ittifakı sadece siyasi bir alternatif olarak değil, ahlaki olarak çökmüş, milli onurdan yoksun, “yıkım ve […]