Siyasi rakiplerinin ilkesizliğini, onursuzluğunu ve çıkarları için her şeyi yapabileceklerini iddia etmek amacıyla kullanılan aşağılayıcı bir deyimdir. Bahçeli, bu ifadeyi kullanarak muhalefetin, siyasi kazanımlar uğruna “terör destekçileri” veya “dış güçler” gibi gördüğü odaklarla işbirliği yapmaktan çekinmediğini, bunu yaparken de ahlaki bir düşkünlük sergilediğini ima eder. Bu deyim, rakibin siyasi eylemlerini, kişisel onur ve haysiyetten yoksun, aşağılık bir davranış olarak çerçeveler.
Siyasi rakiplerinin, özellikle de liderlerinin, kendi fikirleriyle değil, başkalarının (genellikle “dış güçler” veya “fitne odakları“) telkinleriyle hareket ettiğini iddia etmek için kullanılan aşağılayıcı bir ifadedir. “Bunu da kiralık aklından çıkarma” diyerek, muhatabın iradesinin ve zekasının özgür olmadığını, başkaları tarafından yönlendirildiğini ima eder. Bu, rakibi bağımsız bir aktör olmaktan çıkarıp, bir piyon veya kukla konumuna indirger.
Bahçeli’nin, meşru bir siyasi parti olarak görmediği, genellikle HDP/DEM Parti için kullandığı bir ifadedir. “Sözde” kelimesi, o partinin isminin ve görünürdeki kimliğinin sahte olduğunu, gerçekte ise “terör örgütünün siyasi uzantısı” olduğunu ima eder. Bu kullanım, o partiyi ve seçmenlerini siyasi sistemin dışına itmeyi, onu muhatap alınamaz ve kapatılması gereken bir yapı olarak tanımlamayı hedefler.
“Uşak” kelimesinin aşağılayıcı anlamından yola çıkarak, dış güçlere hizmet eden, onların emirlerini yerine getiren iç odaklar anlamına gelir. Bu ifade, “taşeronlar” veya “kiralık akıl” gibi terimlerle benzer bir işleve sahiptir. Hedefteki grupların (genellikle muhalefet veya eleştirel sesler) bağımsız bir iradeye sahip olmadığını, birilerinin “uşaklığını” yaptığını iddia ederek onları onursuzlaştırır ve gayrimilli ilan eder.